menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir Kurtuluş Reçetesi

13 0
15.05.2026

İslam, dinamik bir toplum hayatı ister. Dinamik bir toplum için birçok tez ortaya atılabilir. Ama insanı ve toplumun yaratıcısı, çok önemli bir yapıya işaret ediyor. Bu dinamizmin ilacını rabbimiz Ali İmran suresi 104. Ayette bize sunuyor. “İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.” Ancak bu reçetenin uygulanması ve arzu edilen verimin alınabilmesi için en önemli şart da sosyal iç denetimin güncel, sürekli ve etkili olmasıdır.

Bu ayeti kerimeyi okuyunca bazen biz bu görevin camide vaaz veren veya bir sohbet meclisinde dini nasihatlerde bulunan hocalar tarafından yerine getirildiğini sanırız. Oysaki konu tahmin edildiğinden daha da önemlidir. Burada sosyal bir ıslah hareketinin ve etkilerinin olması gerekir.

Bu sosyal ıslah reçetesinin bazı özel şartları olacaktır.

Bu iç denetim güncel olmalıdır. Şayet içerik ve eleştiriler eskiden kalma, basmakalıp yöntemleri kullanırsa ancak “atalarının dini / yaşam tarzı” olur. Yaşanan çağa ve istenen şartlara uygun olmaması halinde işlevselliği de kalamaz.

Sürekliliği olmalıdır. Bugün var olan ama yarın kaybolan, bir gün kullanılan diğer gün rafa kaldırılan bir usulle devam ederse bu da güvenilirliğini kaybettirir. Sonra “ona göre öyle, buna göre böyle” gibi çifte standartlar ortaya çıkar.

Bu çalışmalar etkili olmalıdır. Şayet bu denetim etkili olmazsa sadece birilerinin ağzında kalır. Ne kendisine ne de çevresine hayrı olmayan ve konuşup tartışmanın dışında bir etkinliği olmayan eylemler, dinamizm ölçüsü olamaz.

Rabbimizin Ali İmran suresi ilgili ayeti kerimede olmasını istediği bu özel ekip nerde olacak? Nereye yön verecek? Değerini nerden alacak?

Bu özel çalışma grubu ailenin içinde faal olmalı. Aile bireylerinden birisinin ayağını kaydıracak göz kaymasına anında ve kırmadan müdahale edebilmelidir. Ortaya........

© Habername