menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

KUŞ PAZARI

20 0
05.10.2026

Derin düşünceler içinde gündemi düşünüyordum. Ekranlarda kırmızı rakamlar akıyor, her kanal başka bir alarm veriyordu.

Bir posta güvercini geldi pencereye. Ayaklarında haber yoktu.

Hâl diliyle dedi ki: “Bir de bizim dünyadan bak kendi dünyana.”

Dünya bir kuş cennetiydi. Biz onu pazara çevirmişiz.

Tavus kuşu tüylerini kabartmış, alkış bekliyor; alkış kesildi mi sönüveriyor. Arı kuşu da renkli, o da gösterişli. Ama o alkışla değil, arıyla beslenir.

Takla güvercinleri sahiplerine takla atıyor. Papağanlar ne duyduysa onu tekrarlıyor; aynı tonla, biraz da süsleyerek.

Bir köşede kafesli bir keklik ötüyor.

Dağdaki keklikler kendi seslerini duyup geliyor, avcı pusuda. Kafesteki keklik ne yaptığını bilmez. Avcılar buna canlı mühre der. Dağda bu av yasaktır; pazarda kafesler hâlâ öter.

Pelikanın kursağı geniştir. Kimi o kursaktan yavrusunu doyurur, kimi gölde ne varsa içine çeker.

Leylek bataklıkta uzun bacaklarıyla yürüyor; çamur karnına hiç ulaşmıyor.

Martı simidi elinden kapıyor, sonra en yüksek sesle yine o bağırıyor. Kahkaha mı atıyor, feryat mı ediyor, kestiremezsin.

Karga zekidir. İyiliği de kötülüğü de unutmaz, leşin yerini herkesten önce bilir. Derler ki karga uzun yaşar.

Akbaba hiçbir şey yapmaz. Yukarıda daireler çizer, düşüşü bekler. Finans dünyası onun adını bir fon türüne bile vermiş: akbaba fonları.

Ağaçkakan çoktan gövdeye vurmuş, içerideki kurdu........

© Habername