OYUNDAN ÖTE BİR OYUN: FUTBOL VE YIKANAN PARA
Şike söylentileri, FETÖ bağlantılı itibar suikastı iddiaları, bahis skandalı derken şimdi de Merkez Hakem Kurulu başkanı ve üyeleri ile ilgili ayyuka çıkan iddialar ve bağlantılı adli süreçleri izliyoruz.
Bilindiği üzere futbol yalnızca çok taraflı bir mücadele değil; yayın haklarından sponsorluklara, transferlerden uluslararası yatırımlara kadar muazzam bir piyasa olarak öne çıkıyor. Bu dönüşüm kulüpler için gelir kaynağı, güçlü altyapı, ülkemizde ve dünya genelinde büyüme anlamına geliyor. Ancak ekonomi büyüdükçe, paranın kaynağını ve nasıl kullanıldığını sorgulama ihtiyacı ile birlikte denetim mekanizmasının önemi de artıyor.
Futbolun sadece futbol olmadığını tarihe atfedilen siyasi söylemlerden de biliyoruz (Bkz. Futbol asla sadece futbol değildir-Simon Kuper-1994).
Bugün herkes futbolun ticarileştiğinde de hemfikir. Lakin büyüyen pastanın hangi kurallarla ve kimlerin menfaatine uygun paylaşılacağı netleşmemiş görünüyor. En azından halk nezdinde bu durumun şeffaf olarak ayrıştırılamadığını söylemek mümkün. Kimine göre Yahudi Lobisi veya büyük devletler, kimine göre dünyada parayı elinde tutan oligarklar/burjuva sınıfı, kimine göre de FIFA/UEFA gibi sömürgeci devletlerin güdümünde olduğu değerlendirilen kuruluşlar futbolu yönlendiriyor.
Yerel bazda ise Futbol Federasyonu, Hakem Kurulu, Tahkim Kurulu, büyük kulüplerin başkanları ve yöneticileri, sponsorluk bağlantıları ve sair etkenler arasında “top çevrilen” bir futbol alanı görüyoruz. Tüm bu........
