GARRA VE GAYYA ARASINDA TARİH
Artık bu son İran Savaşı'ndan sonra, siyonizmin de "arzı mevud"un da ne demek olduğunu en sert maddeci materyalist bile anlar ve kavrar oldu. Hani tarihi her türlü olayın, üretim araçlarına sahip olma arzusuyla yine üretim güçlerinin kendi aralarındaki çatışmalarından-çarpışmalarından ibaret olduğuna inanan materyalist zihniyet. Hani kapitalistiyle, komünistiyle asrımızda cereyan eden her savaşın sebebini sadece "petrol"e endeksleyen materyalist zihniyet.
Anlamasına anladılar da, fırsatı da kaçırmadılar ve yine hemen başladılar;"Dinler, bu dünyaya savaş, kan ve gözyaşından başka hiçbir şey getirmedi.""Dünya üzerinde dinleri kaldırırsak, savaş, anarşi, terör biter." türünden sözler sarfetmeye.Oysa, onlarca yıldır bu ve buna benzer lakırtılar ettiler de, bir kez olsun şöyle düşünemediler:"Başta kültürel olmak üzere pek çok yönden birbirine taban tabana zıt böylesine coğrafyalarda bu Müslümanlar (Osmanlı), asırlarca sükuneti ve huzuru nasıl sağlayabildi? Bu idare yönteminin sırrı, formülü neydi?" Bu sorunun peşine, maziye dair uğruna her şeylerini yakıp kül etmekten geri durmadıkları Batı ise öylesine düştü ki, hemen hemen tüm önemli üniversitelerinde bu konuya dair yine önemli kürsüler kurdular. Bizimkilere ise Batı'dan çok Batı-cılık oynamak kaldı.Hem çağdaş modern dedikleri ve hümanist diye yutturdukları Batı'nın filozoflarına bir bakın hele! İçlerinde gerçekten insan sevgisi denen mefhumdan eser var mı acaba? Hemen hepsi şiddete meyyal ve tutkun. Cemil Meriç'in tabiriyle, "Kıyıcılık kanında var Avrupalı'nın."Öyle ya, günümüz modern toplumu (insanı), Fransız İhtilali'nin çocuğu. Adı üzerinde "ihtilal" yani "devrim"! Yakıp, yıkmaktan başka, gerçek bir dünya medeniyeti için ne inşaa edebildiler? Çünkü, medeniyet diye sundukları bu sakat düşüncenin iki ayağından biri meta (madde) diğeri ise güç yani düpedüz şiddetti. Kısaca; "Teknik Barbarlık"! Keza tüm dünya, "aydınlanma" ambalajının "jan janına", " kımıllığına" tav olurken, sadece 1-2 asır önce kralları, sömürge aşkına kestirdiği Afrikalı insanların ellerinden ve ayaklarından tepeler yaptırıyordu.Sömürge savaşlarının devamında, I. ve II. Dünya Savaşları! Sonucunda ise, Moskova'dan Londra'ya kadar taş taş üstünde kalmayan bir Avrupa ve yok olan milyonlarca insan. Çok değil. Sadece 80 sene önce! Bir olayın tarih olabilmesi için üzerinden geçmesi gereken zamanın 50 sene olduğunu düşündüğümüzde, hiç de bir şey değil. Hele ki, dünya-insanlık tarihi içerisinde 80 senenin hiçbir hatırı, hükmü yoktur. Demem o ki, bugün tüm savaşları, kanı, gözyaşını kısmen haklı olarak İslam Beldeleri'nde........
