menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

GİDEN RAMAZAN, KALAN İNSAN

15 0
17.03.2026

Bir Veda ve Bayram Muhasebesi

Mahyalar söner. Gece, göğe yazdığı ışığı geri alır. Sahur davulları susar. Teravih çıkışı yoğunlaşan ayak sesleri yavaş yavaş duyulmaz olur. Şehir kendi sesine döner. Telefonlar yeniden çalar. Trafik artar. İnsanı kendi içinden çekip alan o hız yeniden hayatın merkezine yerleşir. Ramazan çekilir. Ama insan yaşadığını bütünüyle geri alamaz.

Zaman ileri gider, ama yaşanmışlık geri sarılmaz. Bir ay boyunca tuttuğumuz açlık, susturduğumuz öfke, ertelediğimiz arzular hafızamızdan silinse bile ruhumuzdan tamamen çıkmaz. İnsan bir ay boyunca başka bir ritimde yaşayıp sonra hiçbir şey olmamış gibi kalamaz. Bir ay boyunca bir şey yer değiştirmiştir: Bir alışkanlık. Bir bakış. Bir susuş.

Soru şu: Ramazan kalbimize sadece uğrayıp geçti mi, yoksa içimizde uzun zamandır üstü örtülmüş bir hakikati yeniden mi ayağa kaldırdı?

Bir Misafir Gibi Değil

Ramazan bir misafir değildi. Gelip yemek yiyip giden bir ziyaret hiç değildi. Bir öğretmendi. Ama ders kitabı yoktu; ders açlıktı. Bir aynaydı. Ama yüzü değil, içi gösterirdi. Bir iç muhasebe mevsimiydi. Açlığı hatırlattı. Sahipliğin geçiciliğini gösterdi. Tutmanın değil, bırakmanın hafiflettiğini öğretti.

Bu topraklarda oruç tutmayan da vardır. Mesafeli duran da, sorgulayan da. Ama Ramazan'ı hiç fark etmeyen neredeyse yoktur.

Mesele fark etmek değil. Mesele, fark edilenle ne yaptığımızdır. Şimdi o öğretmen gidiyor. Arife günü. Ders bitti mi? Yoksa sadece zil mi çaldı?

Ramazan sadece bireyin takvimine girmez. Zamanın dokusuna dokunur. Dünya döner. Güneş bir kıtadan çekilirken başka bir kıtaya değmeye devam eder. Oruç takvime değil, güneşin doğuşuna ve batışına bağlanır.

Bir yerde güneş batarken iftar açılır. Dünya döndükçe o batış hattı başka topraklara ilerler. Bir coğrafyada sabah ezanı yükselirken başka bir coğrafyada yatsı kılınır. İbadet kesintisiz bir çevrim oluşturur. Bir saat boşluk bırakmaz. Güneş nasıl bir an bile gökyüzünü boş bırakmıyorsa, bir yerde secde kapanırken başka bir yerde eller açılır. Sanki görünmez bir nabız yeryüzünün içinden, insanlığın derinliğinden geçer.

Katıl ya da katılma, inan ya da mesafeli dur. Bu ritim vardır.

Ama büyük resimden piksele indiğimizde asıl soru yine bize döner: Bu küresel akış bizim iç ritmimizi değiştirdi mi?

Bayram Sabahı: Herkes Aynı Saf

Bayram sabahı camide garip bir manzara vardır. Yıl boyunca camiye uğramamış biri o sabah ilk saftadır. Yanındaki belki dün gece son kez dua etti. Belki ilk kez. Kimse kimseye kim olduğunu sormaz. Çünkü o kapı kimlik........

© Habername