menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Makine Nakkaşın Adını Öğrendi, Dokuyucunun Adını Değil

25 0
08.09.2026

Bir veri tabanı kurarken en sıradan görünen alan, en çok düşündüreni oldu.

Anadolu halı ve kilimlerinden derin öğrenme tabanlı sistemlerle kompozisyon üreten bir doktora çalışması yürütüyorum. Buna bağlı olarak bir motif haritası yayımladım. Her esere kod verdim, dokuma tekniğini, düğüm sıklığını, dönemini yazdım. Sonra motif alanına geldim ve yazacak tek bir kutu açtım: motif adı.

Anadolu Dokuma Hafızası, Motif Coğrafyası. Raziyye Kuzu Atalay, IDAF 2026.

Bugün bunun, alanın kendi tarihinden devraldığım bir alışkanlık olduğunu düşünüyorum. Bu alışkanlığın nereden geldiğini anlamak için de Türk süsleme sanatlarında bir motife adının nasıl verildiğine bakmak gerekiyor. Çünkü orada tek bir usul yok. En az üç ayrı adlandırma geleneği üst üste duruyor ve hangisini seçtiğimiz, kültürel mirası nasıl kaydettiğimizi belirliyor.

Bir ucunda nakkaşhâne var

Osmanlı sarayında merkezî bir tasarım kurumu vardı: nakkaşhâne. Buranın önemi yalnızca güzel desen üretmesi değil, ürettiği desenin tek bir nesneye ait olmaması. Nakkaşhânede çizilen bir desen çiniye de gidiyordu, kumaşa da, cilde de, kalem işine de, halıya da. Kara Memi üslubunun camilerin çini ve kalem işlerinden saray için dokunan halı ve kumaşlara kadar uzun süre hâkim olması bunun en açık örneği. Osmanlı klasik üslubundaki o meşhur bütünlük tesadüf değil, kurumsal bir dağıtımın sonucu.

Böyle bir kurumda motifin adı, motifle birlikte doğar. Rûmî, hatâyî, saz yolu. Bunlar sonradan halkın taktığı adlar değil, tasarımın kendi terminolojisi.

Adı tasarımla birlikte gelen motifler. Solda hatâyî (kesitten verilmiş stilize çiçek), hançer yani saz yaprağı ve bulut: Tile with Floral and Cloud-band Design, İznik, yaklaşık 1578, taş hamuru, sır altı çok renkli. The Metropolitan Museum of Art, env. 02.5.91, Gift of William B. Osgood Field, 1902. Sağda Kara Memi'nin başlattığı natüralist damar, erik çiçeği, lale ve karanfil: Tile Spandrel, İznik, 17. yüzyıl, env. 02.5.89, Gift of William B. Osgood Field, 1902. İkisi de nakkaşhânenin kendi terminolojisinde ayrı ayrı adlandırılmış ailelerdir. Kamu malı (CC0).

Şahkulu'na atfedilen "Saz"-Style Drawing of a Dragon Amid Foliage, yaklaşık 1540-50. Mürekkep, opak suluboya ve altın, kâğıt üzerine. The Metropolitan Museum of Art, env. 57.51.26, Bequest of Cora Timken Burnett, 1956. Kamu malı (CC0). Çizimin üstünde nakkaşın adı yazılı: saz yolunun ilk temsilcisi sayılan ustanın adı, üslubun adıyla birlikte kayıtlı.

Bu terminolojinin arkasındaki insanların adını da biliyoruz. Baba Nakkaş, asıl adıyla Muhammed b. Şeyh Bayezid, Fâtih ve II. Bayezid dönemlerinde nakkaşbaşı olduğu kabul edilen kişi. Şahkulu saz yolunun ilk temsilcisi sayılıyor, öğrencisi Kara Memi de onun ardından sernakkaş oldu. Bunlar bir geleneğin isimsiz taşıyıcıları değil, kendi üsluplarıyla anılan tasarımcılar.

Saray yalnızca ustalarını da kaydetmedi. Sanatkâr teşkilatına ait ehl-i hiref defterleri bugün arşivlerde duruyor. Bir araştırmada dağınık hâldeki defterler taranmış ve 275 deftere ulaşılmış. Bu defterlerde saray için üretim yapan usta ve şakirdlerin isimleri, çalışma alanları ve aldıkları ücretler yazılı. Çaldıran'dan sonra Tebriz'den getirilen sanatkârların 1515 tarihli tek yapraklık listesinde 16 nakkaş dâhil 38 kişinin adı, yanlarında sanatlarında ustalaşmış 23 oğullarıyla birlikte geçiyor. Kayıt o kadar ayrıntılı ki Kara Memi'nin 1545'te günlük 16,5 akçe, 1557-58'de nakkaşbaşı olarak 25,5 akçe aldığını bugün okuyabiliyoruz.

Yani bu uçta ad yukarıdan aşağı verilir. Motifin adı tasarımın parçasıdır, tasarımcının adı defterin........

© Haberler