Serhat Kılıç; Aldığını öğrendiğini geri vermeyi bilen ADAM
Serhat Kılıç, otuz yılı aşkın bir emeğin sahibiydi. Devlet Tiyatrosu sahnelerinden başlayıp İstanbul’un bağımsız tiyatrolarına, oradan da milyonların izlediği dizilere ve sinemaya uzanan bir yolculuktu onunki. Kimi zaman bir mahalle plakçısı, kimi zaman bir imam, kimi zaman tarihin içinden çıkıp gelen bir karakter oldu; hangi role bürünürse bürünsün, izleyeni inandırmayı bildi. Çünkü onun için oyunculuk asla kolay bir iş değildi; bir zanaattı, sabırla, disiplinle, yıllar içinde yoğrulan bir emekti. Kendi adını taşıyan bir okul kurup genç yeteneklere ders vermesi de bunun en açık kanıtıydı: aldığını, öğrendiğini geri vermeyi bilen bir sanatçıydı.
Hastalıkla mücadele ederken bile sahneden, kameradan kopmamaya çalıştı. Sağlığı el vermediği halde son ana kadar yeni bir projeye emek........
