menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İran, Gebze, Nusaybin: Bitcoin madenciliğinde bitmeyen umut

5 0
thursday

Ekonomik belirsizliklerin, yükselen işletme giderlerinin ve geleneksel yatırım araçlarındaki risklerin arttığı dönemlerde insanlar yeni gelir kapıları arıyor. Kimi ticarete, kimi borsaya, kimi de dijital ekonominin sunduğu fırsatlara yöneliyor. Kripto para madenciliği de bu arayışın yıllardır en dikkat çekici alanlarından biri.

Bu arayışı anlıyorum. Ancak kazanç beklentisiyle ekonomik gerçekliği birbirinden ayırmak gerekiyor. Bitcoin madenciliği, evin bir köşesine yerleştirilen bilgisayarla gelir elde edilen yıllardan çok uzaklaştı. Bugün mesele yalnızca makine satın almak değil; enerjiyi hangi bedelle temin ettiğiniz ve dünyanın geri kalanıyla nasıl rekabet ettiğiniz.

Bitcoin’in ilk yıllarını hatırlıyorum. 2010’ların başında bilgisayar işlemcileriyle, ardından ekran kartlarıyla üretim yapılabiliyordu. Zorluk seviyesi o gün de vardı ama rekabet sınırlıydı. Özel madencilik cihazlarının yaygınlaşmasıyla oyun değişti. Artık beş, on, hatta yirmi makine sahibi olmak bile düzenli kazanç garantisi vermiyor.

Üstelik 21 milyonla sınırlandırılmış Bitcoin arzının yaklaşık 20,1 milyonu üretilmiş durumda. Geriye yaklaşık 900 bin Bitcoin kaldı. İşte tüm yarış kalan 900 bin adet Bitcoin için. Ve bu yarış 2140 yılına kadar devam edecek. Çünkü Nakamoto, Genesis bloğunun enter tuşuna basmadan önce üretimi yani madenden son Bitcoinin indirileceği tarihi 2140 olarak proğramlamıştı.

2024’te blok başına ödül 3,125 Bitcoin’e düşmüştü. Madenciler artık azalan ödüller, işlem ücretleri ve giderek sertleşen küresel rekabetler içinde yarışıyor.

Yıllardır şunu söylüyorum: Madencilikte en ağır gider kalemi çoğu zaman elektriktir. Daha doğrusu her zaman ki en fazla gider kalemi demek daha doğru olur. Makine yatırımı bir defaya mahsus. Ama elektrik faturası her ay gelir.

Bir ekonomik faaliyetin kârlılığını ölçmenin........

© Haberler