menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Nesiller biçsin diye kin ekmek...

11 0
17.04.2026

Önceleri ön unvanı olmayan, birisine “Şanlı”, diğerine de “Kahraman” diyerek önemsediğimiz iki şehrimizde gerçekleştirilen menfur olaydan istisnasız herkes çok etkilenmiştir. … Sosyal medya ilintili bu konuyu, sosyologlar enine boyuna incelemeli ve yol göstermelidir. Ailelere ve Milletimize başsağlığı ve sabırlar, öğrencilere ve öğretmenimize rahmet diliyorum.

Bir gayya kuyusu… Bazı sosyal medya geyikleri “la havle” ötesinde. Metinler okunmadan, videolar izlenmeden paylaşılabiliyor. Yazık…

Cehalet, zor bir kavram, kime ve neye göre... Birisi çıkar İlber Ortaylı’ya cahil der, bir başkası Aziz Sancar’a dil uzatır, daha başka birisi de Alev Alatlı’yı sorgular. Boşuna denmemiş, İslam’ın şartı beştir, amenna ama altıncısı da haddini bilmektir.

Örneğin: Adam, Türk Milliyetçisiyim diyor ancak Türkiye düşmanı alıntılar paylaşıyor…

Örneğin: Adam, Hakk’a niyazda dikkatli ama dinimize hakaretamiz yayınlara ortak oluyor…

Örneğin: Adam Atatürkçü geçiniyor ama Cumhuriyet karşıtlarıyla veya bölücülerle iş tutuyor…

Örneğin: Adam fukaraya Resulullah’ın 3 hurmasını öğütlüyor ama kendisi israf denizinde yüzüyor…

Kimisi Kadirlerin, Konakçıların fişeklemesiyle Atatürk’e ve Cumhuriyete saldırırken kimileri de hükümete veya herhangi bir tarikata öfkeyle İslamiyet’le didişiyor. 

Madde 1. Osmanlı bizim geçmişimizdir. Tıpkı, Selçuklular, Karahanlılar, Uygurlar, Göktürkler, Hunlar gibi… Ancak herkes atasının torunudur, Osmanoğulları’nın da elbette torunları vardır, kendi döllerinden…

Madde 2. Şu an Türkiye’de yaşayan, hemen herkesin ataları vaktinde Osmanlı vatandaşıydı. Zira Osmanlı, kudretliyken 23,5 milyon kilometrekareye, mevcut Türkiye’nin 30 katına hükmediyordu.

Soru 1: Osmanlı bir devlet miydi?

Cevap: Evet, hem de Allah’a şükür çok güçlüydü.

Soru 2: Osmanlının payitahtları; Söğüt’te, Bilecik’te, Bursa’da, Edirne’de ve İstanbul’da ve dahi diğer şehirlerde, beldelerde bürokratları, memurları var mıydı?

Cevap: Elbette vardı, yoksa koca devlet nasıl yönetilirdi.

Soru 3: Peki kaçımızın sülalesinde Osmanlı’nın bürokratı veya memuru vardı? (Askerde, erat ve nökerler hariç)

Cevap: Muhtemelen 1000 kişiden ancak birkaçı buna “bizde vardı” diyebilir.

Soru 4: Peki, ailelerimizden ilk kez ne zaman bir kişi devlette görev aldı? Üst düzeyden aşağıya doğru, devlet adamı, memur, işçi…

Cevap: Cumhuriyetle birlikte…

Tekrar yazıyorum, Osmanlı bizim geçmişimizdir, ona asla hakaret edilmemeli, küçümsenmemeli, hatta her kim ki Türk-İslam mefkuresine ve insanlığa hizmet etmişse şükranla ve rahmetle anılmalıdır. Didişme bize çok yönlü zarardan öte ne verebilir ki? Ne Osmanlı’ya ve öncesine ne de Cumhuriyete ve onun banisine hakaret vicdani olamaz. El-Hak…

Tabansız Milli İftira:

Sosyal medyadaki bir videoda faturayı Cumhuriyete keserek deniyor ki, “biliyor musunuz Batum önceden bizimdi, onu Ruslara verdiler.”

Batum ilk olarak, 93 Harbi, yani 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonucunda Kars, Ardahan ve Artvin gibi bölgelerle birlikte Rusya'ya bırakılmıştı. Ve fakat Batum’un, tıpkı Musul ve Kerkük gibi Misak-i Milli (Milli Yemin) sınırlarımız içinde kabulünden vazgeçilmedi.

Mevzu arayanlara biraz daha yardımcı olalım. Bir zamanlar Şam da bizimdi, Trablus, Kahire, Bağdat, Kudüs, Budapeşte, Sofya, Saraybosna, Selanik, Mekke ve daha nice yerler de bizimdi. Bazıları henüz Atatürk doğmadan elimizden çıkmıştı.

Es-selam olsun, ves-selam olsun, has-kelam olsun, başkasının acısını ve anısını yüreğinde hissederek, yeni nesillere cehaletle ve nefretle perdelenmiş miras bırakmayanlara…


© Habererk