menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İhanet her zaman var...

9 0
20.02.2026

TBMM’de kurulan 50 milletvekilinden oluşan Abdullah Öcalan’ı meşrulaştırma komisyonu toplantılarını tamamladı ve TBMM’ye oluşturmaları gereken kanunları tavsiye etti. Komisyonu oluşturan Türkiye yöneticileri de kendi oluşturdukları, kendi direktif verdikleri maddeleri hemen gündeme getireceklerini, harekete geçtiklerini söylediler.

Heyetin kuruluşunda Türk milleti i"le ilgisinin olmadığı anlaşıldı ve dinlemek üzere davet ettiği kişi ve STK’ların bölücü, terör sevici ve emperyalizmin Türkiye aparatları olarak seçilmesi; heyetin bir tek kale maç yapma ve emperyalizmin planını uygulama heyeti olduğuna açık delil olarak görüldü.

Türk milleti bu tip heyetleri zaman zaman görüyor.

İlginç olanlarından biri, 1919 yılında Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasından sonra Anadolu’nun işgal edilmesine direnmeye başlayan Türk milletini, Anadolu’nun işgalinin düşmanlara ne kadar hak olduğuna ikna için oluşturulan Heyet-i Nasiha yani Nasihat Heyetinin kurulması ve Anadolu’da yaşayan Türk milletine vatanlarının işgalinin ne kadar iyi bir şey olduğunu anlatmak için Anadolu’ya dağılmalarıdır.

Padişah ve şürekası tarafından oluşturulan Heyet-i Nasiha üyeleri, Birinci Dünya Savaşı yenilgisinden sonra Türkiye’yi işgal eden kuvvetlerin haklılığını, Millî Mücadele’nin haksızlığını anlatmak için yollara düşmüşler ve vatanını kurtarmak için direniş kuvvetleri oluşturan Kuvayı milliyeye karşı halkı kışkırtmışlardı.

İstanbul hükümetinin para ile tuttuğu insanlardan oluşan Heyet-i Nasiha, halka barışın ancak şartsız teslimiyet ve düşmanı kızdırmamakla sağlanacağını telkin etmişti.

Hatta Heyet-i Nasiha’nın halk üzerinde daha etkili olabilmesi için bazı heyetlerin başına padişah çocukları şehzadeler ve bazı saray damatlarını tayin etmişlerdi.

Anadolu önlemini aldı; Heyet-i Temsiliye ve Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerini kurdu. Önce Erzurum, sonra Sivas kongrelerini topladı ve Ankara merkez yapılarak İstiklal Savaşımızı teşkilatlandırdı ve Türk milletini bağımsızlığına kavuşturdu. Sivas Kongresi’nden sonra Heyet-i Nasiha işlevini yitirdi ve ortadan kalktı. Daha sonra da kendilerini oluşturan ağababaları ortadan kalktı.

Bilinen yakın tarihteki adına açılım dedikleri, devamında Diyarbakır’da hendek savaşlarına ve 800 civarında şehidimize, canımıza mal olan süreç boyunca oluşturulan “Akil İnsanlar” diye adlandırdıkları heyet vardı. Oluşturdukları, adına da akil insanlar dedikleri heyette bir tane vatansever, Türk milletine mensubiyet şuuruyla bağlı insan yoktu. Zaten heyet dağılınca yarısı AK Parti’den yarısı da PKK’dan milletvekili oldu.

Bugünkü heyet de Heyet-i Nasiha ve Akil İnsanlar heyetinden farklı değil. Yaptıkları işlerden o kadar korkuyorlar ki heyet başkanı aynı zamanda TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, heyet üyelerine ileride TBMM’den yargılanmama hakkı isteyeceğini söyledi. Soyadı Kurtulmuş olabilir ama Türk milletinin aleyhinde aldığı yıkıcı kararlardan dolayı kendisi ve oluşturduğu heyet mutlaka yargılanacaktır.

Türk milletinin; yüz yıl önce oluşturulan Heyet-i Nasiha, 15 yıl önce oluşturulan akil (güya) insanlar heyeti, şimdiki zamanlarda oluşturulan meclis komisyonu üyelerini iyi tanıması gerekir. Türk milleti kendinden olanla, kendinden gibi görünüp emperyalizme uşaklık yapanları birbirinden ayırmalı ve kendinden olanlarla birlikte hareket etmelidir. Geç kalmamalıdır.

Türk milleti kendinden olanla birlikte hareket etmeye geç kalırsa bir İstiklal Savaşı vermek zorunda kalır. Yok, daha da geç kalırsa; Anadolu topraklarında gömülü çok millet var. Tanrı her yüzyılda bir Atatürk göndermeyebilir...


© Habererk