Habererk Okuyucusuna Merhaba
Değerli Habererk okuyucuları,
Bugün bu köşede sizlerle ilk kez buluşuyorum. Uzun yıllardır kamu yönetimi, sosyal güvenlik, çalışma hayatı, sivil toplum ve mobbingle mücadele alanlarında edindiğim bilgi ve tecrübeyi bundan böyle zaman zaman bu köşede sizlerle paylaşacağım.
Bu köşede gündelik tartışmaların peşinden koşmaktan çok, meselelerin özüne bakmaya çalışacağım. Devleti, insanı ve yönetimi birlikte konuşacağız. Liyakati, adaleti, çalışma hayatını, sosyal güvenliği, sosyal devleti, insan haklarını, mobbingi, psikososyal riskleri ve sivil toplumu ele alacağız. Gerektiğinde ülkemizin ve Türk dünyasının temel meselelerine de aynı pencereden bakacağız.
Kişilerden çok sistemi konuşmak istiyorum. Sorunun kimden kaynaklandığından çok, neden ortaya çıktığını ve nasıl çözülebileceğini tartışmak istiyorum. Eleştirmek gerektiğinde eleştireceğiz. Ama sadece eleştirmekle yetinmeyeceğiz. Çözüm de önereceğiz. Çünkü bana göre bir fikrin değeri, yalnızca neye karşı olduğunu söylemesinde değil, neyi önerdiğini ortaya koyabilmesindedir.
Bakış açımızın merkezinde insan olacak. Hukuk olacak. Adalet olacak. Liyakat olacak. Kamu yararı olacak. Devletin kurumsal hafızası ve geleceği olacak.
kişileri değil sistemi, günü değil geleceği, sorunu değil çözümü konuşmaya çalışacağız.
İlk yazımızda da yönetimin en önemli meselelerinden biriyle başlayalım.
Çünkü kanaatimce iyi yöneticiliğin temelinde çok önemli bir özellik vardır:
Yöneticilik, Öngörebilme Sanatıdır
Yönetici olmak kolaydır. Bir makama atanabilirsiniz. Bir unvanınız olabilir. Önünüze dosyalar gelebilir. Talimat verebilirsiniz. İmza atabilirsiniz. Ama bunların hiçbiri sizi tek başına iyi bir yönetici yapmaz.
Çünkü gerçek yöneticilik, bugünü idare etmekten çok yarını görebilmektir. Ben buna öngörebilme sanatı diyorum. İyi yönetici olaylar olduktan sonra müdahale eden kişi değildir. Olayların hangi şartlarda ortaya çıkabileceğini önceden fark eden kişidir.
Sorun büyümeden görür. Krizi gelmeden hisseder. Çalışanın sesini yükseltmesini beklemeden huzursuzluğu anlar. Kurumdaki küçük işaretleri önemser. Çünkü bilir ki büyük krizler çoğu zaman küçük işaretlerle başlar.
Bir çalışan sürekli izin almaya başlamışsa bunun bir sebebi olabilir. İşyerinde insanlar konuşmaktan çekiniyorsa bunun bir sebebi olabilir. Toplantılarda herkes yöneticiye katılıyor ama koridorlarda başka şeyler konuşuluyorsa orada düşünülmesi........
