menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mossad’ın Uşakları-Bedirhaniler ve Barzaniler

121 0
13.04.2026

Ortadoğu’nun kanlı dehlizlerinde, Türkiye Cumhuriyeti’ni zayıflatmak ve bölmek amacıyla kurulan karanlık ittifaklar, tarihsel bir süreklilik arz etmektedir. Bu kirli ağın merkezinde, bir tarafta İsrail ve onun istihbarat örgütü Mossad, diğer tarafta ise onlara taşeronluk yapan Bedirhaniler ve Barzaniler (Türk milletine ihanet etmeyen ve düşmanlık yapmayan mensupları istisna) bulunmaktadır. Bu yapıların temel hedefi, emperyalist güçlerin bölgedeki uç karakolu olacak bir uydu devlet inşa ederek Türkiye’nin toprak bütünlüğüne kastetmektir. İhanetin kökleri, Osmanlı’nın son dönemlerine, Cizre/Botan Emiri Bedirhan Bey’in soyuna kadar uzanır. Bu ailenin en kritik isimlerinden biri olan Kamuran Ali Bedirhan, Osmanlı’da bir emirin torunu olmasının ötesinde, sıradan bir siyasetçi değil, profesyonel bir istihbarat uzmanı ve aracıdır. Birinci Dünya Harbi sonrasında İngiliz casusu Binbaşı Noel’in (Nutuk’ta Mustafa Kemal Paşa’ya tuzak kuran Ali Galip olayındaki Binbaşı Novil) zamanı majör rehberi ve tercümanı olarak çalışmıştır. Bedirhaniler, daha yolun başında Türk istiklal mücadelesine karşı İngiliz istihbaratı ile omuz omuza vermişlerdir.

Bedirhan ailesinin bu ihanet çizgisi sadece İngilizlerle sınırlı kalmamış, asıl karanlık bağını İsrail ile kurmuştur. Yahudi yazar Şalom Nakimon tarafından ifşa edildiği üzere, Kamuran Ali Bedirhan "Yolcu" kod adıyla Mossad için çalışan bir ajandır. Mossad’dan ayda 50.000 Filistin Lirası maaş alan Bedirhan, klasik anlamda bir casus olmasa da İsrail'in teklifiyle hassas siyasi işler yürütmüştür. 1 Nisan 1963 yılında İsrail’e giderek Başbakan David Ben Gurion, Dışişleri Bakanı Golda Meir ve dönemin Mossad başkanı ile gizli görüşmeler yapmıştır. Bu görüşmeler, bugün hala gizli tutulan ve Türkiye aleyhine yürütülen pek çok operasyonun temelini oluşturmuştur. Bedirhanların bir diğer üyesi Celadet Ali Bedirhan ise Anadolu’daki Kemalist harekete muhalif kalarak İngiliz subayı Binbaşı Noel ile birlikte Türkiye'yi terk etmiş ve Suriye'de Hoybun örgütünü kurmuştur.

Bu zincirin en önemli halkası olan Hoybun adlı terör örgütü, 5 Ekim 1927 yılında Lübnan’da Bedirhan ailesi üyeleri (Kamuran, Celadet, Süreyya) ve Taşnak kökenli Ermeniler tarafından organize edilmiştir. Bu örgüt, "Kürdistan Millî Hükümeti" ilan ederek Türkiye’ye karşı Ağrı İsyanlarını başlatmıştır. Örgütün silahlı kanadının başında ise Osmanlı firarisi İhsan Nuri Paşa (halk arasındaki adıyla Ararat Kartalı) bulunmaktadır. Bu yapı, o dönemde İngiliz ve Fransız desteğiyle Musul petrolleri üzerinde egemenlik kurmak isteyen emperyalistlerin bir maşası olarak görev yapmıştır. Ayrıca Bedirhanların babası Emin Ali Bedirhan, Paris Barış Konferansı’nda Şerif Paşa ile birlikte hareket ederek İngiliz temsilci Richard Webb’e Türkiye'yi bölen haritalar sunmuştur.

Barzani ailesi ile Mossad arasındaki köprüyü bizzat kuran kişi de yine Kamuran Bedirhan’dır. Uğur Mumcu’nun şehit edilmeden birkaç gün önce deşifre ettiği bu "kirli yumak", Molla Mustafa Barzani’den oğlu Mesud Barzani’ye miras kalmıştır. Mossad-Barzani ilişkisi, sadece siyasi bir destek değil; CIA, İran Şahı, İngiliz Henry Kissinger ve İsrail’in dahil olduğu çok uluslu bir operasyondur. Belgelerle kanıtlandığı üzere, Mossad ajanı ve askeri ataşe Yaakov Nimrodi aracılığıyla Barzani’ye milyonlarca dolar ve silah yardımı aktarılmıştır. 1969 yılında Kerkük petrollerine yapılan saldırının arkasında İsrail’in olduğu ve Barzani’nin bu süreçte İsrail’den aldığı çeklerle Avrupa kahvehanelerinde operasyon yönettiği bir gerçektir. Mesud Barzani’nin bizzat İsrail’e giderek yardım istediği ve Mossad’ın bu desteği Scud füzelerinin Tel Aviv’e düşmesiyle daha da hızlandırdığı bilinmektedir.

Bedirhanilerin Kürdistan Teali Cemiyeti (Kürt Teali Cemiyeti) ile başlattığı, Hoybun ile silahlı teröre dönüştürdüğü ve Barzanilerin Mossad desteğiyle sürdürdüğü bu süreç, Türkiye’nin güneyinde bir "İsrail koridoru" açma çabasıdır. Bu cemiyetin kurucuları arasında yer alan Seyyid Abdulkadir, Babanzade Şükrü, Mevlânzâde Rifat ve Said Molla gibi isimlerin ortak paydası; Türk düşmanlığı, yabancı istihbarat servislerine (Mossad, CIA, İngiliz Gizli Servisi) olan göbekten bağlılıkları ve Sözde Büyük İsrail projesine hizmet etmeleridir. Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk’ta belirttiği gibi, bu yapıların amacı yabancı devletlerin himayesinde Türkiye'yi parçalamaktır. Uğur Mumcu’nun da dediği gibi; bu ilişki ağı bugün de gizli ve açık yollarla sürmektedir, Mesud Barzani ve diğer figürler eliyle yürütülen bu ihanet sürecinin asıl hedefi doğrudan Türkiye Cumhuriyeti’dir.

Bu tarihsel ihanet sarmalının derinliklerine inildiğinde, Kamuran Ali Bedirhan'ın sadece bir çevirmen ya da aracı olmadığı, bizzat........

© Habererk