menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Erdoğan’la Bir Daha Mümkün mü?

25 0
15.06.2026

Türkiye’de cumhurbaşkanlığı seçimleri ve mevcut Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday olup olamayacağı tartışması, 2023 seçimlerinin hemen ardından başlayarak dalga dalga büyüyen bir hukuki ve siyasi düğüm haline geldi. Erdoğan’ın 2014, 2018 ve 2023 yıllarında olmak üzere üç kez cumhurbaşkanı seçilmiş olması, anayasanın net bir şekilde ortaya koyduğu "Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir" hükmüyle karşı karşıya gelmektedir. İktidar kanadı, 2018 öncesindeki dönemin eski sisteme ait olduğunu ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi bünyesinde Erdoğan’ın sadece iki kez aday olduğunu savunarak 2023’teki adaylığın önünü açmıştı. Ancak gelinen noktada, yürürlükteki kanuni düzenlemelere göre Erdoğan’ın 2028 yılında normal şartlar altında dördüncü, yeni sistem tesciliyle ise üçüncü kez aday olması hukuken mümkün görünmemektedir. Bu durum, Türk siyasetini formüller, takvim oyunları ve Meclis aritmetiği üzerinden şekillenen karmaşık bir hesaplaşmanın içine çekmiştir.

Mevzuatın temel taşlarına bakıldığında, Anayasa'nın 101. Maddesi bir adayın cumhurbaşkanlığı seçimine katılabilmesi için net kriterler koymaktadır. Buna göre bir kişinin aday gösterilebilmesi için; en son parlamento seçimlerinde tek başına veya birlikte geçerli oyların en az yüzde 5'ini almış siyasi partiler ya da mecliste grubu bulunan siyasi partiler tarafından önerilmesi gerekmektedir. Ayrıca, bu kurumsal yolların dışında ilçe seçim kurullarında en az 100.000 seçmenin imzasını toplayabilen kişiler de bağımsız olarak cumhurbaşkanı adayı olabilmektedir. Yine aynı anayasal düzende, meclis ve cumhurbaşkanlığı seçimleri beş yılda bir aynı günde yapılır ve kural olarak bir kimse en fazla iki defa cumhurbaşkanı seçilebilir. Ancak bu katı kuralın istisnası, Anayasa'nın 116. Maddesi ile çizilmiştir. Eğer cumhurbaşkanının ikinci döneminde, meclis üye tam sayısının beşte üç çoğunluğuyla (en az 360 vekil) seçimlerin yenilenmesine karar verirse, mevcut cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilmektedir. Kritik detay şudur ki; cumhurbaşkanı seçimleri kendi yetkisiyle yenilerse 3. kez aday olamaz, bu hakkı elde edebilmesi için kararın mutlaka Meclis tarafından alınması şarttır.

Sürecin kronolojik seyrinde ilk önemli hareketlilik, Cumhur İttifakı ortaklarının ve bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geleceğe dönük takvim beyanlarıyla netleşmeye başladı. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Kasım ayında yaptığı çıkışlar ve terörsüz Türkiye vizyonu doğrultusundaki çağrıları, aslında arka planda Erdoğan’ın yeniden adaylığının yolunu açacak bir anayasa değişikliği arayışı olarak yorumlandı. Bu süreçte AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ve MHP lideri Bahçeli, muhalefetin erken seçim baskılarına karşı "Seçim zamanında yapılacak" duruşunu sergilediler. Basın mensuplarının AK Parti grup toplantısı çıkışında Erdoğan’a yönelttiği "Zamanında derken 14 Mayıs 2028’i mi anlamalıyız, yoksa sizin de aday olabileceğiniz bir formül mü var?" sorusuna Cumhurbaşkanı’nın "Evet, aynen öyle, zamanında" yanıtını vermesi, takvimi netleştirirken adaylık formülünü ise gizemli bir sessizliğe gömdü. Siyasette bir dakikanın bile uzun olduğu gerçeğinden hareketle, iktidar kulislerinde "zamanında" yapılacak bir seçimin hukuki sınırları esnetilerek nasıl formüle edileceği tartışılmaya devam etti.

Adaylık tartışmalarına tamamen yeni ve somut bir boyut kazandıran hamle ise Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un kaleme aldığı yazıyla geldi. Uçum, kamuoyunda kafa karışıklığı yaratan "erken seçim" kavramı yerine hukuki bir terim olan "seçimlerin yenilenmesi" ifadesinin kullanılması gerektiğini belirterek, Türkiye’nin olağanüstü bir dönemde olmadığını ve erken seçime ihtiyacı bulunmadığını vurguladı. Ancak Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için Meclis eliyle yürütülebilecek akıllıca bir takvim oyununu devreye soktu. Anayasa’nın 116. maddesindeki meclisin seçimleri yenilemesi hükmünü işaret eden Uçum, buna "istisnai adaylık" adını verdi. Uçum, normal şartlarda Mayıs 2028’de yapılması gereken seçimlerin, TBMM’nin 2028 yılının Şubat ayı ortalarında alacağı bir kararla öne çekilmesini ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi referandumunun yıl dönümü olan 16 Nisan 2028 Pazar günü yapılmasını önerdi. Bu formül, hem seçimi........

© Habererk