Biz daha önder aponun (adi bir katilbaşı) heykelini dikeceğiz heykelini
Türkiye’de iktidar bloğunun ve onun koruyucu aparatlarının yürüttüğü siyaset mühendisliği, sadece ana muhalefet koridorlarıyla sınırlı kalmamış; milletin milli ve manevi hassasiyetlerini dinamitleyen, terör örgütü eksenli büyük bir tahrik döngüsüyle harlanmıştır.
Geçmişte terör örgütü pkknın siyasi uzantısı BDP’nin ve aktörlerinin milleti kışkırtma operasyonları, bugün bizzat iktidar bloğunun ortakları eliyle meşru birer "statü" arayışına dönüştürülmüştür.
Bu toprakların bağımsızlığı ve bütünlüğü uğruna canını feda eden binlerce şehidimizin aziz hatırası, siyasi ikbal hesaplarına feda edilmek istenmektedir. Eli kanlı terör örgütü pkk ile el altından yürütülen hain pazarlıklar, Türk milletinin milli onurunu zedeleyen karanlık birer teslimiyet belgesidir.
Bölücü terör unsurlarını muhatap alarak onlara meşruiyet alanı açmaya çalışan bu gaflet dolu zihniyet, eli kanlı katilleri ödüllendirmekten ve terörün küresel destekçilerine hizmet etmekten başka bir amaca hizmet etmemektedir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin terörle mücadeledeki tarihsel ve tavizsiz haklılığı, bugün iktidarın pragmatik çıkarları uğruna aşındırılmakta, milletin egemenlik hakları ulu orta çiğnenmektedir.
Teröristlerin dayatmalarına yasal kılıf arayan bu haysiyet kırıcı süreç, Türk devlet geleneklerine indirilmiş en ağır darbelerden biridir. Siyaset mühendisliği adı altında sahnelenen bu kirli tiyatro, vatan topraklarında terörün karanlık gölgesini kalıcı hale getirmeyi amaçlamaktadır. Milletin sinir uçlarıyla oynayan bu tahrik mekanizması, eli kanlı hainlerin taleplerini adım adım meşrulaştırma projesidir.
Dönemin BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Mardin’in Kızıltepe ilçesinde açlık grevi yapanları ziyareti sırasında açıkça millete meydan okumuş ve bebek katilinin heykelini dikeceklerini şu fütursuz sözlerle ilan etmişti:
"Kürtlerin katili Kenan Evren’in posteri asılıyor da öcalanın posteri niye asılmıyor? Onun posterleri okullarda meydanlarda asılıyor, Kürt halkı önderinin posteri niye asılmasın? Bal gibi asarız. Biz daha önder aponun heykelini dikeceğiz heykelini!"
Kundaktaki bebekleri katleden, on binlerce masum insanın kanına giren katil bir sürüsünün elebaşını "önder" ilan etme cüreti gösterenler, açıkça milletin vicdanına meydan okumuşlardır. Hain terör örgütünün liderini kutsayan, katilin posterlerini meydanlara asmayı normalleştiren bu karanlık zihniyet, küresel şer odaklarının taşeronluğunu yapmaktadır.
Teröristbaşı apoyu bir kurtarıcı gibi sunarak meydanlarda heykel dikme fütursuzluğunda bulunanlar, şehitlerimizin kemiklerini sızlatarken, Türk milletinin tarihi hafızasına da ağır bir hakaret savurmuşlardır. Bu pervasız heykelleştirme söylemleri, terör örgütünün hain ve bölücü emellerini topluma zorla dayatma hainliğidir.
Eli kanlı bir caninin figürünü meydanlara dikme hayalleri kuran bu odaklar, Türk devletinin hukuki ve askeri kudreti karşısında her zaman ezilmeye mahkumdur. Ancak asıl acı olan, dün bu fütursuz ifadelere haklı olarak en sert tepkiyi verenlerin, bugün aynı katile meşruiyet kapılarını aralama yarışına girmiş olmalarıdır.
Bu skandal sözlerin hemen öncesinde ise BDP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici, emniyet güçlerini hedef alarak, "Emniyet güçleri akıllarını başlarına alsınlar. Gerekirse bomba olur,........
