menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ulema her şeye karışır mı?

24 0
19.07.2026

Başlıktaki soru şöyle de sorulabilir: Din her şeye karışır mı? Mesela bize devlet kurmak gibi bir görev yüklemiş midir?

Bu iki sorunun cevabı aslında sorunlarımızın bir kısmının  cevabı da olabilir.

Din her şeye karışır, dediğiniz zaman, onun insan aklına, seçimine hiç bir alan bırakmadığını kabul etmiş  olursunuz.Bu, insanı deprenemez, kıpırdayamaz hale getirmek demektir.

Dinin bir hedefi de devlet kurmaktır, derseniz o zaman siyaset dinin bir rüknü, taşıyıcı kolonu haline gelir.Siyasi alan din üzerinden bölünür, partiler siyasi rakip olmaktan çıkıp dini rakip haline gelirler. Bu siyasetin iman- küfür alanı haline gelmesi/getirilmesi demektir.

Kuran bizi birçok ayette akletmeye çağırır:" Siz insanlara iyilik yapmayı emredip kendinizi unutuyor musunuz? Halbuki ilahi kitabı da okuyup duruyorsunuz.Hiç aklınızı çalıştırmıyor musunuz?(Bakara/44) "İnkarcılara:Allah'ın indirdiğine uyun, dendiği zaman:hayır!Biz atalarımızdan gördüğümüze  uyarız, derler.Peki, ya ataları aklını kullanamayan ve doğru yolu bulamayan kimseler ise?"(Bakara/170) "...Aklını kullanmayanları o pislik içinde bırakır."(Yunus/100) Pislik terimi, azap, kaos, sosyal- siyasal  ve ekonomik kriz gibi anlamlarla yorumlanmıştır.

Bu çizgide gidileceğine,  ilk kuşak Müslümanlardan sonra, akıl çöp tenekesine atılarak din her alanın belirleyicisi haline getirilmiştir. Dinde olmayan cevaplar,  din adına ulema tarafından verilmiştir.  Kuran'ın -sünnetin sustuğu yerde onlar konuşmuş, böylece hem dinle dini olan, ilahi olanla beşeri olan bir birine karışmış hem de akıl yoluyla toplumsal meselelere çözüm arayışlarının yolu tıkanmıştır. Aklı kullanmak vatandaşın elinden alınmış, ulemanın tekeline verilmiştir. Felsefe ile ulema arasındaki kavganın bir sebebi de budur.

Dinden hareketle, dinin çerçevelediği konulara ışık tutmak elbette şarttır. Ama unutulmamalıdır ki, Kuran bir temel değerler kitabıdır esas hedefi, insan Tanrı ilişkisi ve ahlaklı bir toplumun inşasıdır. Bunu hayatın bütün alanlarına yaymak, sosyal değişimi ve insanlığın yaşadığı........

© Habererk