Din savaşı mı, çıkar savaşı mı?
Dünyada birçok ülkede nükleer silah var. ABD,Çin,Fransa, Rusya,İngiltere,Pakistan,Kuzey Kore ve İsrail gibi.
Kimse bu ülkelerin sahip olduğu bu kitle imha silahlarını konuşmuyor. Dış saldırılara karşı her devlet halkının güvenliğini sağlamak zorundadır. Bunun yolu da başkalarında olanın sizde de bulunmasıdır.
ABD, İsrail'in etrafındaki ülkelerin İsrail'e karşı korumasız olmasını istediği için İsrail'i tehdit edecek ölçüde silahlanmasına bile izin vermiyor. Irak, Suriye gibi devletler,İsrail'in yutamayacağı büyüklükte devletler olduğu için planlı olarak parçalandılar. Bugün Irak da,Suriye de kendini savunamayacak kadar askeri olarak zayıflatılmış durumda. Şara'nın sakalına bakarak Suriye'nin birliğini koruyabileceğini sananların yanıldıklarını anlamak için çok beklemeyeceklerini düşünüyorum. Dünyaya sakal veya cübbeden bakarsanız hiç bir şey göremezsiniz.Din anlayışımız, dini şekilde aramak olunca sarık sakal tercihlerimizin tek referansı oluyor. Şunun için yanıldıklarını düşünüyorum; Şara'nın Suriye halkını bütünleştirecek bir hikayesi yok. Parçalı toplumlarda -uzlaşmacı- kişilikler önemlidir.Şara,taraf olmuş, toplumun bir kısmını hasım kabul etmiş,kan dökmüş bir isim. Herkese hitap eden birleştirici bir profili yok. Ayrıca iktidarı, ABD'nin izin verdiği ölçülerle sınırlı. Trump ne dedi; "Şara'yı ben atadım." Halbuki bizimkiler Şara'yı neredeyse biz tayin ettik,diyorlardı. Gidenler, gelenler, araba ile birlikte Şam turu atanları hatırlayın. Yine de temennim, Şara'nın bizimkilerin beklediği gibi çıkması, parçalı bir topluma hitap ettiğinin bilinciyle hareket etmesidir.
Savaş başladığında herkes bir iki gün içinde İran'ın teslim bayrağını çekeceğini, dükkanı kapatacağını sanıyordu. Ama öyle olmadı. İran, onurluca direnmeye,bu haksız........
