Tamam, Geçtin!
Ehliyet almak… Kâğıt üzerinde birkaç ders, Direksiyon başında sayılı saat, Sonra doğrudan trafik… Ve adına “yeterlilik” diyoruz. Oysa gerçek şu: On dört saatlik direksiyon eğitiminin ardından, kırk yıllık sürücü refleksi bekleyen bir sistemin içindeyiz. Tebrik etmek gerekir; beklenti büyük, hazırlık ise son derece sınırlı. Trafik şakaya gelmez. Ama eğitim, maalesef gelmiş gibi yapılıyor. Direksiyon dersleri yetersiz. Alanlar dar, çoğu zaman plansız. Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi büyük, güvenli eğitim sahaları yerine, adaylar doğrudan gerçek trafiğin içine bırakılıyor. Hata yapma hakkının en az olduğu yerde, öğrenme bekleniyor. Ben bu sürecin içinden yeni çıkmış biri olarak şunu açıkça söyleyebilirim: Direksiyon başına her geçtiğimde öğrenmenin heyecanını değil, hata yapmanın korkusunu yaşadım. Ayağım frende, aklım sınavda, kulağım arkadaki en ufak korna sesinde… Bir yandan trafiği anlamaya çalışırken, bir yandan “ya şimdi........
