Amerika NATO’dan çıkabilir mi, çıkar mı?
ABD İsrail-İran savaşı, Trump’ın tekraren ‘’NATO’dan ayrılmayı düşünüyorum, NATO’dan ayrılacağız’’ gibi ifadeler kullanması ve meydana gelen bazı gelişmeler ‘’Amerika NATO’dan çıkabilir mi?’’ ve ‘’Eğer çıkabilme imkanı olsa çıkar mı?’’ sorularının gündeme gelmesine neden oldu.
Öncelikle altını çizerek ifade etmeliyim ki Amerika NATO’dan ayrılamaz. Anayasa’ya göre NATO’dan ayrılmaya Kongre, üyelerin üçte ikisinin oyuyla karar verebilir. Cumhuriyetçi Partinin temsilciler meclisinde ve senatoda böyle bir çoğunluğu yok. Kaldı ki cumhuriyetçilerinde çoğu NATO’dan ayrılmaya karşı. Üstüne üstlük NATO’dan ayrılmak ‘’Ayrıldık’’ demekle olmuyor. Çok uzun bir prosedür gerektiriyor.
Trump’a kadar hiçbir başkan NATO’da ayrılmayı düşünmedi. Muhtemelen Trump’tan sonrada düşünmeyecek. Bence imkansız ama Kongre ayrılmayı onaylasa bile bu karar kesinleşme aşamasına geldiğinde Trump’ın başkanlığı çoktan bitmiş olacağından ayrılma kararından dönülür.
Gelelim ‘’Çıkabilme imkanı olsa çıkar mı?’’ sorusunun cevabına. ABD, ordusunu NATO’ya göre yapılandırmış. NATO üyeleri- Türkiye’ye uygulanan yaptırımlar dışında- birbirlerine açık kapı politikası uyguluyorlar. Teknoloji paylaşıyorlar. Her alanda sıkı iş birlikleri içindeler. Ani bir kararla NATO’dan çıkıldığında ordu büyük sorunlar yaşar. Kullanılan silahlar ve mühimmatlar NATO ülkeleri tarafından üretiliyor. Çoğunun nihai üreticisi Amerika olabilir ama parçaların çoğunu Avrupalılar imal ediyor. Amerika bir anda silah üretemez duruma gelebilir. Teknolojik açıdan geri düşebilir.
NATO, dünyanın en büyük silah üreticisi olan Amerika’nın açık ara en büyük müşterisi. ABD’li üreticiler NATO’nun uygunluk verdiği silahları, belirlenen standartlarda üreterek NATO üyesi ülkelere satıyorlar. ABD NATO’dan çıktığında bu sistem ortadan kalkacak. ABD en büyük müşterisini kaybedecek. Eğer NATO yoluna Amerika olmadan devam ederse, NATO üyeleri Amerika’dan aldıkları silahları birbirlerinden alacaklar. Eğer NATO dağılırsa Çin ve Rusya gibi üreticiler Avrupa pazarına girecek.
Düşünün NATO kurulduğundan bugüne Çin herhangi bir NATO üyesine bir adet silah ya da kurşun satabilmiş değil. Rusya, G-8 üyesi olduğu dönemde bile, yani ABD ve AB ile ilişkileri iyiyken dahi, NATO üyesi bir ülkeye silah ya da mühimmat satmamış/satamamış.
Türkiye’nin aldığı S-400’ler ilk ve son. Zaten bu nedenle bu satın alma Batıda şok etkisi yarattı ve yoğun tepkilere neden oldu. Bazı yorumcular NATO’nun, Hindistan’a satılan S-400’lerle, Rum Kesimine satılan S-300’lere Türkiye’ye satılanlar kadar sert tepki vermediğinden hareketle, çifte standart uygulandığını ileri sürüyor.
Hindistan ve Rum Kesimi NATO üyesi değil. Bu nedenle onlara yaptırım uygulanamaz. Kaldı ki Rum Kesiminin aldığı S-300’ler kullanılmadı, Girit’te bir depoya koyuldu. Türkiye bu ihtilafta ‘’Patriyot almak için her türlü girişimde bulunduk. Sonuç alamadık. Güvenliğimiz için S-400 almak zorunda kaldık’’ tezini seslendirmeli. Haddizatında bu tez hakikatin ta kendisi.
Trump ilk döneminde uyguladığı siyasetle Avrupa devletlerinin savunmaya ayırdıkları payı bütçelerinin %1,2’sinden %2’sine çıkarttırdı. Yıllık yaklaşık kırk milyar dolara tekabül eden artışın %90’ı Amerikalı silah üreticilerine gitti. Trump’ın bu döneminde, İspanya dışındaki NATO üyeleri savunmaya ayırdıkları payı %5’e çıkarmayı kabul ettiler. Yani savunmaya önceki yıllara göre her yıl 130-140 milyar dolar daha fazla harcama yapacaklar. Bu paranın da büyük kısmı Amerikalı üreticilere gidecek.
Tablo buyken ABD hem ordusuna zarar verme pahasına hem en büyük müşterisini kaybetmeyi göze alarak ki bu müşterinin ikamesi imkansız hem de hitap ettiği pazar hızla büyürken, NATO’dan ayrılmak ister mi?
ABD’nin NATO’dan ayrılmakla elde edeceği bir avantaj var mı? Hele de NATO üyelerini %5 oranına razı etmişken. ABD NATO’nun patronu. NATO üyeleri ona baskı yapmıyor. O NATO üyelerine baskı yapıyor. NATO’dan ayrılınca başka bir ittifaka mı katılacak? Ya da süper güç olma iddiasını sürdürürken ve Çin hızla silahlanırken savunma bütçesinde kesintiye mi gidecek? Bunlar olmayacağına göre Amerika’nın NATO’dan ayrılmakla elde edeceği bir fayda yok. Bilakis kaybedeceği çok şey var.
Peki vaziyet buyken Trump neden böyle konuşuyor? Trump baskı yaparak NATO üyelerinin savunmaya ayırdıkları payı önce %2’ye sonra %5’e çıkardı. Bu konuda ve Rusya ile barış yapılması gibi daha birçok konuda sonuç alınca taleplerini arttırdı. Kabulü mümkün olmayan talepleri yerine getirilmeyince Avrupalıları tehdit etmeye başladı.
Düşünün AB ve NATO üyesi Danimarka’dan Grönland’ı istedi. Böyle bir teklifi hangi egemen devlet kabul eder? Kendisinin İsrail’le anlaşarak, NATO ülkelerinin fikirlerini dahi almadan başlattığı İran savaşı uzayınca, savaşa Avrupalılarında katılmasını talep etti. Batağa saplanan birinin arkadaşlarının da batağa saplanmasını istemesi gibi bir şey bu. İran’ın haklı olarak kapattığı ve AB’nin donanmasından on kat daha güçlü olan Amerikan donanmasının açamadığı Hürmüz Boğazını açmalarını istedi Avrupalılardan.
Amerika NATO’dan ayrılamaz. Trump baskılarını ve tehditlerini sürdürür. Avrupalılar Trump’ı duymazdan gelirler. Tüm imkanlarıyla ordularını ve savunma sanayilerini güçlendirmeye çalışırlar. Sayılı gün çabuk geçer mantığıyla Trump’ın başkanlığının bitmesini ve yerine makul birinin gelmesini beklerler.
Ankara ABD ile Avrupa arasındaki gerilimi fırsata çevirmeli, denge politikası takip ederek iki taraftan da alacağı tavizlerle güçlenmeli. NATO üyelerinin savunma bütçelerini katlayarak artırmaları, savunma sanayi ürünleri ihracatımızı ve karlılığımızı katlanarak arttırmamızı olanaklı kılıyor.
