menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Şiddet çok yönlü bir problemdir

17 0
19.04.2026

Bugün ele alınan şiddet olgusu, tek bir yönetimin, belirli bir dönemin ya da herhangi bir politik tercihin doğrudan ürünü olarak değerlendirilemez.

Aksine, bu durum; uzun yıllar içinde oluşmuş davranış kalıplarının, toplumsal alışkanlıkların, yeterince sorgulanmayan normların ve zaman zaman göz ardı edilen uygulamaların birikimi olarak ortaya çıkmaktadır. 

Bu nedenle konuyu yalnızca güncel siyasal gelişmeler üzerinden analiz etmek, sorunun kapsamını daraltarak yapısal boyutlarını gözden kaçırma riskini taşır.

Eğer etkili ve kalıcı bir çözüm hedefleniyorsa, yaklaşımın kutuplaşma ekseninden uzak, çok boyutlu ve tarihsel bir perspektife dayanması gerekmektedir.

Sorunun uzun vadeli oluşum sürecini dikkate almayan ve meseleyi tek bir zaman dilimine ya da başlığa indirgenen değerlendirmeler, problemi anlamaktan ziyade tartışma düzeyini artırma eğilimi gösterir.

Kısacası toplumun her yaş, cinsiyet ve meslek grubuna karşı meydana gelen saldırılar ve kendilerinin de içinde olduğu saldırganlıklar büyük bir toplumsal problem ile karşı karşıyayız.

Narin çocuğun öldürülmesi , annesini öldürüp başını kesen ve balkondan gösteren, eşini ve çocuklarını öldürüp intihar eden, hanımını 30 yerinden bıçaklayarak vahşice öldüren, babasınin silahlarını alıp, babası tarafından poligonda atış talimi dahi yaptırılmış, psikolojik problemleri olan, oyun ve bilgisayar bağımlısı, Arjantin'de çok eşli adını verdikleri bir ilişkisi ve sevgilisi çıkan, silahlar ile resimleri olan, kadın kıyafetleri giyerek videolar çeken, bazı sosyal medya uygulamalarında kendini kadın olarak tanıtan 15 yaşında ki bir cani ve böyle yüzlerce olayın bir bakana veya siyasete bağlamak , istifa sesleri ile yan yana getirmek belkide de siyasetin ta kendisidir. Okulları protesto etmek de doğru değildir. Dün okullara polis giremez diyenlerin bugün bu canilikleri siyaset adına kullanmaları da iki yüzlülüktür. LGBT trevesti, ateizm, deizm propaganda ve savunuculugu yapanlar bugün bakan istifa diyerek siyaset yapıyor 

Kahramanmaraşda okul basarak 9 çocuğumuzu ve 1 öğretmenimizi şehit eden canı laik, seküler, memur anne ve babanın çocuğu, Erasmus ile yurd dışına gitmiş, iyi İngilizce bilen biri. Eş cinsel eğilimleri olan, , bilgisayar ve oyun bağımlısı, arkadaşı olmayan, , psikolog tedavisi alan, babası tarafından poligona atış talimini getirilen, zerre ekonomik problemi olmayan, tarikat, cemaat bağlantısı bulunmayan biri. Kısaca siyasi veya dini bir kimlik değil. 

Eğer meseleleri doğru okuyamazsak yanılır ve doğru çözümlerde uretemeyiz. Bu nedenle kendi siyasi hırs, kimlik, taraf ve anlayışımız ile bu konuya yaklasmamaliyiz. Böyle yaparsak herkes kendi tarafınca söyleyecek çok hakikat ve söz bulur ve söyler. Doğru olan çözüm aramaktır.

Şiddetin bence tek nedeni yok

Türkiye'de yaşanan ve son okul baskınları ile yüreğimizi parçalayan şiddetin tek bir nedeni yok.

Ne maneviyat eksikliği

O kadar çok neden var ki, hepsinin toplamı dikkate alınarak çözümler aranmalıdır. 

Şiddet, tecavüz ve cinsel taciz yoğunluk gösteren bir gerçek olarak karşımızda durmaktadır. Her dönemin şiddet unsurları farklıdır. Geçmişte daha yoğun olan kan davaları, tarla meseleleri, töre cinayetleri, güç gisterileri, kız kaçırma konuları ve siyasi çatışmalar ile şiddet vardı. Bugünde şiddet başka yönleri ve sevenlerle kendini gösteriyor.

Anne, baba, eş ve çocuklarını öldüren, doktorlara ve sağlık çalışanlarına şiddet uygulayan, yolda, sokakta, trafikte meydana gelen öldürme, yaralama ve kavgalar, aile içinde yaşananlar, çocuk cinayetleri, öğretmenlere yönelik saldırılar, cinsel sapkınlıklar, uyuşturucu bağımlılığı ile ilgili suçlar, bireysel kavgalar gibi bir çok şiddet çeşidi bulunmaktadır.

Çocuklar, görüş ayrılıklarımızın ya da tuttuğumuz ya da tutmadığımız siyasi partilerin yarışından çok daha mühim emanetlerdir. Çocuklar için bir araya gelinmeli ideoloji ve düşünce ayrımı yapmadan el birliği ile yardım edilmesi gereken, incelenmesi gereken bir konudur.

Sadece çocuklarımız değil, öğretmenler, doktorlar, kadınlar, sağlık çalışanları toplumun her kesimi maalesef şiddete uğruyor. 

Bunlara dur demek ve en azından azaltmak için çok yönlü, çok katmanlı, her kesimin iştirak ettiği, uzmanların yer aldığı çalışmalara ihtiyaç vardır. 

Elbette bu çalışmaları başlatacak ve yürütecek olan hükümetler ve devletimizdir. Muhalefet, STK lar, üniversiteler, Tıp, akademisyenler, hukukçular, sosyologlar, psikologlar, bağımlılıkla mücadele eden birimler, medya ve millet olarakta bizler destek olup katkı sunmalıyız.


© Habererk