Terörsüz Türkiye yolunda provokasyonlara dikkat…
Terörle mücadelede başarı örgütsel kapasitenin ortadan kaldırılması kadar terörün toplumsal ve siyasal etkilerinin yeniden üretilmesini engelleyen bir ortamın oluşturulmasına da bağlıdır.
Bu nedenle “Terörsüz Türkiye” hedefi güvenlik politikası bakımından olduğu kadar siyasal istikrar ve kamu düzeni bakımından da stratejik bir önem taşımaktadır.
Terör örgütlerinin temel amacı sahip oldukları şiddet kapasitesi üzerinden siyasal sonuç üretmektir.
Bu nedenle terörle mücadele doğrudan terör eylemlerinin önlenmesi ile sınırlı görülemez. Terörün propaganda, sembol, toplumsal gerilim ve siyasal kutuplaşma üzerinden yeniden görünürlük kazanmasını sağlayabilecek mekanizmaların da dikkatle değerlendirilmesi gerekir.
Karşılaştığımız bazı açıklamalar, törenler, taziyeler ve sportif faaliyetler etrafındaki tartışmalar bu açıdan ele alınmalıdır.
Burada mesele herhangi bir toplumsal faaliyetin kategorik biçimde sınırlandırılması değildir. Mesele belirli davranışların terör propagandasına, şiddetin meşrulaştırılmasına veya toplumsal kutuplaşmanın derinleşmesine elverişli bir siyasal ve psikolojik ortam oluşturup oluşturmadığıdır.
Bu ayrım önemlidir. Demokratik hukuk devletinde değerlendirme varsayılan niyetlerden çok somut eylemler, kullanılan semboller, ortaya çıkan sonuçlar ve bunların hukuk düzenindeki karşılığı üzerinden yapılmalıdır.
Terörsüz Türkiye sürecinin sürdürülebilirliği bakımından ikinci önemli husus provokasyonların toplumsal ölçekte büyütülmemesidir.
Siyasal şiddet araştırmalarında bilinen bir olgu yüksek gerilim dönemlerinde sınırlı sayıdaki olayın karşılıklı tepkiler aracılığıyla geniş kitleleri etkileyebilmesidir.
Bir eylemin toplumsal etkisi eylemin niteliğiyle birlikte ona verilen siyasal ve toplumsal tepkinin niteliğiyle de belirlenir.
Bu nedenle provokatif davranışlara karşı devletin, siyaset kurumunun ve vatandaşlarımızın vereceği tepki ölçülü olmak zorundadır.
Hukuka aykırı fiiller bakımından gerekli hukuki süreç işletilmeli ve terör propagandası veya şiddetin teşviki söz konusu olduğunda hukuk düzeninin........
