menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hani kanun önünde eşitlik?

26 0
16.03.2026

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 10. maddesi der ki,“Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet… ayrımı gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.”

Görünen o ki, yıllardan beri Hükümeti anayasaya uymaya çağıranlar, anayasanın herhangi bir hükmü kendileri ile ilgili bağlayıcı bir hale gelince oradan uzaklaşıyorlar…

Görevden alınan ve tutuklanan yolsuzluk ve yozlaşma sanığı İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının yargılandığı dava başladı. Dava ile birlikte kanun önünde herkesten daha ayrıcalıklı muamele talepleri de başladı…

Peki böyle bir şey olabilir mi? Elbette olamaz, çünkü kamuoyunun yakından takip ettiği yargılamalar genellikle bireysel bir cezai sorumluluğun tespiti meselesi olmaktan çıkar; aynı zamanda hukuki kültürün, siyasal aktörlerin hukukla kurduğu ilişkinin ve demokratik olgunluğun bir göstergesi haline gelir. Bu tür davalar, hukukun üstünlüğü ilkesinin devlet organları tarafından da, siyasal aktörler tarafından da ne ölçüde içselleştirildiğini ortaya koyan önemli testlerdir.

Son dönemde kamuoyunun geniş biçimde tartıştığı Ekrem İmamoğlu yargılaması da bu bağlamda değerlendirilmesi gereken bir süreçtir.

Yargılamanın içeriğine veya nihai sonucuna ilişkin değerlendirmeler bir yana bırakıldığında, duruşma sürecinde ortaya çıkan bazı tutum ve söylemler hukuk devleti ilkeleri açısından dikkatle ele alınmayı gerektirmektedir.

Özellikle sanığın ve onu siyasal olarak destekleyen çevrelerin, yargılama usulüne ve mahkeme disiplinine ilişkin yaklaşımı, Türkiye’de siyaset ile hukuk arasındaki ilişkinin sağlıklı bir zeminde kurulup kurulamadığı sorusunu yeniden gündeme getirmiştir.

Her şeyden önce, modern ceza muhakemesi hukukunun temel varsayımı, yargılamanın belirli usul kuralları içinde yürütülmesidir. Bu kurallar teknik düzenlemeler olduğu kadar adil yargılanma hakkının kurumsal güvenceleridir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadı da açık biçimde göstermektedir ki adil yargılanma hakkı savunma imkânlarının varlığını ve yargılamanın düzenli, öngörülebilir ve tarafsız bir usul çerçevesinde yürütülmesini de kapsar.

Ceza muhakemesi sisteminde mahkeme, duruşmanın düzenini sağlamakla yükümlüdür.........

© Haber7