menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bireysel arınmadan toplumsal barışa: Ramazan iklimi

18 0
28.02.2026

Ramazan ayı, kalpleri yumuşatan, öfkeyi dindiren ve bir arada olmanın kıymetini hatırlatan bir zaman dilimidir. Oruç ibadeti, farklı şekillerde de olsa tüm dinlerde görülen bir olgudur. İnsanların iç dünyasını ve ruhunu aydınlattığı gibi, aynı zamanda toplumsal barış ve kardeşlik bağlarını güçlendiren bir ibadettir.

Diğer taraftan hiçbir ibadet yalnızca dünyevi bir fayda için yapılmaz ancak ibadetlerin hem bireye hem de topluma kazandırdıkları da inkâr edilemez bir gerçektir. Her ibadetin öncelikle bireysel, ardından da güçlü bir sosyolojik boyutu bulunmaktadır. Bu yazımızda, Ramazan ayının toplumsal etkileri üzerinde duracağız. Sosyolojik alan araştırmaları, ülkemizde en yaygın yerine getirilen ibadetlerden birinin oruç olduğunu göstermektedir (katılım oranının p ile aralığında olduğu görülmektedir). Bu bağlamda oruç, toplumun en canlı, en huzurlu ve en neşe içinde yerine getirdiği ibadetlerin başında gelmektedir. Nitekim sahur vaktinin davul ve zurna eşliğinde adeta bir şenlik havasında geçirilmesi de bunu açıkça göstermektedir. Dolayısıyla bu ibadetin özellikle sosyolojik boyutu daha fazla dikkat çekmektedir.

Hz. Peygamber’in; “Nice oruç tutanlar vardır ki, orucundan elde ettikleri sadece açlık ve susuzluktur” (İbn Mâce, Sıyâm, 21). “Kim yalan konuşmayı ve yalanla iş yapmayı terk etmezse, Allah o kimsenin yemesini ve içmesini bırakmasına kıymet vermez” (Buhârî, Savm 8, Edeb, 51) ve “Oruç bir kalkandır. Sizden biriniz oruçlu olduğu bir günde kötü söz söylemesin, kavga etmesin. Ona birisi sataşır veya küfrederse, "Ben oruçluyum" desin” (Buhari, Savm 9) şeklindeki ifadeleri, bizleri bu ibadetin toplumsal boyutuna işaret etmektedir. Bu hadislerden; orucun toplumsal ilişkilerde başkalarına zarar vermeme, karşılıklı saygı ve anlayış çerçevesinde hareket etme disiplini olduğu açıkça anlaşılmaktadır.

Azerbaycanlı şair Yetim Eyvaz (Eyvaz Qurbanov), “Ne menası var” şiirinde de bu gerçeği şöyle seslenmektedir: 

Merhamet duygusu sende yoksa Tuttuğun orucun ne manası var? Sofranda yoksula yerin yoksa Bir ay aç kalmanın ne manası var? Terazin tartıda ayrı çekerse, Dilin zehir gibi, kalp incitirse, Elin rüşvet........

© Haber7