Adaletsizlik Algısı: Önleyici yaklaşım ve çözüm önerileri (II)
Önceki yazımızda adaletsizlik algısının toplumsal güveni nasıl sarstığını, cezasızlık algısının oluşturduğu sorunları ele almıştık. Bu yazımızda ise önleyici yaklaşım ve çözüm önerilerine odaklanacağız.
Önleyici Tedbirler ve Toplumsal Sorumluluk
Öncelik suça giden yolların kapatılması, yani önleyici tedbirlerin alınması daha akılcı ve çözüm odaklı yaklaşımdır. Bu çerçevede suça teşvik edecek ortamların asgariye indirilmesi, cezaların caydırıcı olması, suç oluşmadan hızlı müdahale birimlerinin oluşturulması, okullarda ahlak ve değer eğitiminin artırılması, herkesin başına bir polis görevlendirilemeyeceğine göre toplumun her kesiminin ortak sorumluluk bilinci içinde hareket etmesi, teknoloji destekli akıllı güvenlik sistemlerinin yaygınlaştırılması gerekmektedir. Ayrıca mahalle kültürü ve komşuluk ilişkilerinin güçlendirilmesi, sivil toplum örgütlerinin aktif rol alması ve en önemlisi her bireyin vicdanını rehber edinerek ahlaki değerleri içselleştirmesi gerekmektedir.
Güvenli bir toplum, sadece güçlü kolluk kuvvetleriyle değil, güçlü, karakterli, sorumlu ve birbirine sahip çıkan bireylerle inşa edilebilir. Gençleri suçtan korumak için gençlik merkezleri ve sosyal aktivitelerin, bağımlılıkla mücadele programlarının, aile danışmanlık hizmetlerinin yaygınlık kazanması elzemdir. Eğitim ailede başladığına göre evlenecek adayların evlilik öncesi evliliğe hazırlık, çocuk bakımı, iletişim ve değerleri ihtiva edecek bir programın zorunlu hale getirilmesi, eğitimde yarışın değil insanlığın ön plana çıkarıldığı bir sistemin yaygınlık kazanması da öncelikli bir durumdur.
Peki, sistem olarak neler yapılabilir? Adalet sisteminde yapısal reformlar yapılabilir. Cezaların caydırıcı olması, dava süreçlerinin kısaltılması, ihtisas mahkemelerinin yaygınlaştırılması, verilen cezaların mutlaka infaz edilmesi, şiddet suçlarında ceza indirimi sınırlandırılması, bağımsız denetim mekanizmalarının yaygınlaşması, ceza evlerinin ıslahhaneye çevrilmesi (bu alanda yetiştirilmiş psikolog, sosyolog, din görevlisi, sosyal hizmet uzmanı, gönüllü kişiler vb. kişilerin görevlendirilerek belirlenen özel bir program) uygulanması gerekmektedir. Cezaevlerinde öyle bir eğitim programı uygulamalıdır ki cinayet işleyen, hırsızlık ve arsızlık yapan vicdani olarak bin pişmanlık duymalı ve ıslah edilmiş olarak çıkmalıdır. Oysa günümüzde cezaevlerinden çıkanlar sanki zafer........
