Türkiye’de Olup Bitenleri Anlama Kılavuzu-I: İslam’ın İstismarı
Türkiye’de üç “değer” istismar edilmeye çok müsait: Atatürk, vatan ve İslam!
Allah selamet versin, Fikri Akyüz pek güzel özetlemiş:
“Samimi olanları tenzih ediyorum;
Kimi Atatürk, Nutuk, 6 Ok diyor; soyuyor.
Kimi Tanrı Dağı, Gökbörü, Asena diyor; soyuyor.
Kimi Hira Dağı, Şeyh/Hocaefendi, Hayırlı Cumalar diyor; soyuyor.”
Atatürk ve vatan “istismarı”nı başka bir yazıya havale ederek, Türkiye’de İslam’ın istismar edilmesini deşelim.
Türkiye’de İslam’ın istismarını, “İslam dışı” olanlar ve “İslam içi” olanlar olmak üzere iki koldan görmek mümkün.
“İslam dışı olanların İslam’ı istismarı” diyorsak, aslında Müslüman olmayanların istismarından bahsetmiş oluyoruz.
Bunlardan bazısı da Müslüman olmadığını açıkça beyan ediyor ve “fırsat bulduğunda” İslam’a saldırabiliyor!
“Zaten Müslümanlar böyle” demek, bu tiplerin tipik söylemleri.
Bazısı ise “Müslüman kılıklı” ama aslında İslam’la “alakası yok”; bildiğimiz münafık tipler yani.
Yıllarca en meşhur Müslüman profiller ve ortamlar içinde dolanıp daha sonra Müslüman olmadığını itiraf eden “Tuncay Güney” gibiler buraya dahil mesela.
Bu kısım, biraz da “casusluk alanı”. Böyle olduğu içindir ki İslam’ın istismarı en ileri ve en profesyonel şekilde yapılabiliyor.
Ama Türkiye’de en büyük mesele “İslam içi” olanların İslam’ı istismarı!
İşin sosyal yönünde, cemaat, tarikat ya da İslamî STK gibi yapılanmaların içinde beliren “İslam’ın istismarı” ön planda.
Mesela, adamın şeyh olma vasfı yok ama posta oturmuş bir şekilde; uçuyor, uçuruyor! Bu nedenle bir müddet sonra İslam’ı istismar etmesi kaçınılmaz.
Ya da bir İslamî STK’nın liderinin, yöneticisinin veya gönüllüsünün elinde “İslam adına” paralar hiç edilebiliyor!
Para deyince meselesinin iktisadî hayattaki yansımaları da söz konusu.
Mesela “yolsuzlukla mücadele” yazıları yazıyor veya........
