Ahbap-Çavuş ilişkisi veya merhamet yorgunluğu
‘Butlan’ sonrası CHP’yi derinden etkileyen kaos süreci devam ediyor. Mahkeme kararıyla görevden uzaklaştırılan Özgür Özel’in dün grup toplantısında ‘müjdesini’ verdiği “Yeni bir yol, yeni bir parti” çıkışı, 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrası karpuz gibi ikiye yarılan Türkiye solunun karbon kopyası… Hatırlanacağı üzere, CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) bu dönemde kapatılmış, merkez sol iki ana damara ayrılmıştı: SHP (Sosyal Demokrat Halkçı Parti) ve DSP (Demokratik Sol Parti)…
Her iki parti sosyal demokrasi ve sol gelenek üzerine inşa edilmiş olsa da liderlik, örgütlenme tarzı ve siyasî çizgi açısından belirgin farklara sahipti. Bugün CHP üzerindeki şayialar, görevden alınan ekibe dair iddialar, butlan kararı ile itibarları iade edilen isimler hakkındaki tartışmalar elbette 1980 siyasî iklimi ile uzaktan yakından benzerlik göstermemekte ama görüntü şeklen o dönemi hatırlatmakta…
Özgür Özel’in kaç milletvekilini CHP’den koparacağı, Kemal Kılıçdaroğlu’nun nasıl bir eylem planını devreye sokacağı henüz belli değil. Aslında bunun hiçbir önemi de yok. Çünkü Türkiye bugünlerde başka bir ahlâkî meseleyi tartışmakta ve diğer bütün gündem maddeleri o yüzden toplum aynasında bu başlığın önüne geçememekte: AHBAP Derneği ve merhamet yorgunluğu…
AHBAP Derneği ekseninde yaşanan çözülmeyi yalnızca bir sivil toplum krizi olarak okumak, meselenin köklerini ıskalamak anlamına gelir. Bu kriz politik kutuplaşmanın, algı mühendisliğinin ve en nihayetinde absürt bir “kurtarıcı” sendromunun toplumun üzerine nasıl bir karabasan gibi çöktüğünün belgeselidir.
Kültürün, sanatın ve sivil inisiyatifin statü hırslarına nasıl kurban edildiğini anlamak için bu yapının siyasî bir zemine nasıl oturtulduğuna, isim benzerliklerinden nasıl faydalandığına ve olayın sanığı Haluk Levent’in sosyal medyada yayınladığı veda mektubundaki trajikomik itiraflara yakından bakmak........
