Tefrika büyük günahtır
Tefrika sözlükte “ayırma, ayırt etme, parçalama; dağılma, parçalanmışlık” olarak tanımlanmaktadır. Belirli bir dinî, fikrî veya siyasî birliğe sahip insan topluluklarının bölünüp parçalanmasını, fırkalara ayrılmasını ifade eder. Tefrikanın karşıtı, vahdet/cemâattir.
Tefrika, “görüş ayrılığına düşme” anlamına gelen ihtilâfla yakından ilişkilidir. İhtilâf, bazı durumlarda tefrika ile eş anlamlı gibi kullanılmaktadır. İhtilaf, genelde fikir ayrılıklarını belirtir. Dinî yorumlarda ortaya çıkan ihtilaf, yani görüş farklılığı, derinleşerek sosyal ve siyasal parçalanmalara yol açabilir; sosyal ve siyasal çekişmeler, şiddetlenip dini yorumlamada kalıcı ihtilâflara ve ayrışmalara götürebilir. Dinde tefrika ve ihtilâfın sebebi, vahiyle gelen bilgilere muhalefet edip nefsânî arzulara uyma ve taşkınlık yapma (bağy) şeklinde ifade edilir (el-Bakara 2/90, 213; Âl-i İmrân 3/19; eş-Şûrâ 42/14).
KURAN’DA TEFRİKA YASAKLANIR
Kur’an-ı Kerim’de insanların tek bir topluluk (ümmet) halinde iken inanç ayrılığına düştükleri (el-Bakara 2/213), özellikle Ehl-i kitabın kendilerine ilim geldikten sonra nefsânî arzularına uyarak hak yoldan saptığı (el-Bakara 2/253; Âl-i İmrân 3/19; el-Câsiye 45/17) belirtilir. Parçalanıp bölünmenin dinî tebliğin ortadan kalkmasına yol açacağı ifade edilerek geçmiş ümmetlerden örnekler verilir (er-Rûm 30/32; ayrıca bk. Âl-i İmrân 3/105; el-En‘âm 6/159). İsrâiloğulları’nın dinleri konusunda ayrılığa düşmelerini eleştiren ayetlerin ardından, “Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın; parçalanıp bölünmeyin” (Âl-i İmrân 3/103) buyurularak Müslümanların dinî ilkeler ve Hz. Peygamber’in sünneti etrafında toplanmaları emredilir (ayrıca bk. el-En‘âm 6/153; el-Enbiyâ 21/92; el-Mü’minûn 23/52).
Üzerinde birleşilmesi gereken hususlar inanç esasları ve amelî hayatın temel kurallarıyla ilgili hükümlerden oluşur; bunlar Kur’an’da “hak din, hudûdullah, Allah’ın hükmü, şeriat” tabirleriyle, hadis ve fıkıh kaynaklarında ayrıca “sünnet-i nebeviyye” terkibiyle ifade edilir (TDV İslâm Ansiklopedisi, c.40; s. 279-281).
Kur’an’da toplumun inanç, ahlâk ve davranış esasları ortaya konmuştur (el-Bakara 2/285; el-En‘âm 6/149-153; el-İsrâ 17/23-39). Müminlerin kardeş olduğu dile getirilirken (el-Hucurât 49/10) tevhid inancı ve din ilkeleri hususunda ayrılığa düşülmemesi, siyasal birliğin ve barışın korunması istenir (el-Enfâl 8/46).
Müminlerden iki grubun birbiriyle savaşması durumunda aralarında barışın tesis edilmesi, aksi halde haksızlıkta direnip barışa yanaşmayan tarafla Allah’ın emrine boyun eğinceye kadar savaşılması emredilir (el-Hucurât 49/9; Şevkânî, V, 73).
HADİSLERDE TEFRİKA KINANIR
Hadislerde de tefrika kınanır, müslümanların birlik halinde bulunmaları hususu vurgulanır: “Birbirinizi kıskanmayın, alışverişte birbirinizi aldatmayın, birbirinize düşmanlık beslemeyin, birbirinize sırt çevirmeyin, birinin pazarlığı üzerine pazarlık yapmayın; ey Allah’ın kulları kardeş olun! Müslüman müslümanın kardeşidir; ona zulmetmez, onu yardımsız bırakmaz, onu küçük görmez” (Müslim, “Birr”, 32); “Müminler bir binanın tuğlaları gibi birbirine bağlıdır” (Müslim, “Birr”, 65); “Müslümanlar birbirini sevmede ve korumada bir vücudun organları gibidir. Vücudun herhangi bir........
