Bölgeyi Türkiye siyaseti şekillendiriyor
Dünya siyaseti tam bir satranç tahtasına dönüşmüş durumda.
Yapılan her hamle beraberinde yeni müdahaleleri gerekli kılıyor. Bu durum dünya siyasetini oldukça gerilimli hale getirmekle kalmıyor aynı zamanda kırılgan bir yapıya da dönüştürüyor. Bütün bunlara temel teşkil eden siyasi zemin ise olabildiğine kayganlaşmış durumda.
Bu yüzden şu kaotik günlerde herkes, satranç tahtasında cereyan eden olaylardan kendisine ders çıkarmakla meşgul.
Yakın gelecekte var olmak ya da olmamak arasında zorunlu bir tercih bu aslında. Dünya ülkelerinin bu konjonktürde dimdik ayakta durarak geleceğe emin adımlarla yürüyebilmek ile kendilerine biçilen zoraki role razı olmak arasında ince hesaplar yapıyor oluşlarının asıl nedeni işte bu ontolojik gerçeklikten başkası değil.
Günün sonunda geçmişin bütün birikimlerini yıkıp dökerek gelen yeni küresel düzen, ülkelere ayakta kalabilmek için detaylı bir satranç bilgisi, etkili saha çalışmaları, çok yönlü oyun kurma becerisi, stratejik hamleler ve güçlü bir siyasi irade sergilemekten başka çıkar yol bırakmıyor.
Türkiye’nin yeni dünya düzeninde diğer pek çok ülkeden pozitif olarak ayrıştığı nokta işte tam da burası.
Büyük bir belirsizlikle kapımızı çalan yeni düzenin ayak izleri görünür oldukça Türkiye’nin diğer ülkelerden pozitif olarak ayrıştığı yönler daha net ortaya çıkmaya başladı. İran’daki rejimi değiştirmek, nükleer kapasitesini sıfırlamak ve bu ülkeyi bir daha ayağa kalkamayacak şekilde güçsüz bırakmak adına başlatılan İsrail/ABD İran savaşında durum günün sonunda bu gerekçelerin hiçbirinin ortadan........
