Tanrı Dağları’nda Türk imzası
Kırgızistan’da yeni bir dönem başlıyor.
Küresel güç merkezlerinin Türkistan üzerindeki nüfuz mücadelesi hız kesmeden sürerken, Ankara-Bişkek hattında jeopolitik dengeleri derinden etkileyecek tarihî bir yakınlaşmaya şahitlik ediyoruz.
Avrasya’nın kalbinde yer alan Kırgızistan, Çin’in ‘Kuşak ve Yol’ inisiyatifi, Rusya’nın bölgesel güvenlik şemsiyesi ve Batı dünyasının kritik ham maddelere erişim stratejilerinin tam da kesişim noktasında bulunuyor. Böyle bir denklemde Kırgızistan’ın çok vektörlü dış politikasını Türk dünyası ekseni üzerinde tahkim etmesi, bölgede yeni ve heyecan verici bir jeopolitik gerçeklik doğuruyor.
Ankara ve Bişkek arasındaki ilişkiler, yumuşak güç diplomasisi, tarihî ve kültürel bağların güçlendirilmesi aşamalarından çok daha ileriye taşınarak bir “Stratejik Ortaklık" modeline dönüştü.
Önceki gün Ankara’ya gelen Kırgızistan Dışişleri Bakanı Jeenbek Moldokanovich Kulubaev, mevkidaşı Hakan Fidan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştü. Kulubaev ve Fidan ‘Türkiye-Kırgızistan Ortak Stratejik Planlama Grubu’ (OSPG) toplantısında her iki ülkenin bu stratejik ortaklığının yol haritasını net bir şekilde ortaya koydular. Savunma sanayii, askerî eğitim, enerji, siber güvenlik ve ‘Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru’nun canlandırılması konularında tam bir mutabakata vardılar.
Hemen belirtelim ki bu stratejik yakınlaşmanın en somut en hayati ve milyar dolarlık yansıması enerji diplomasisinde yaşanıyor. İhlas Holding ve Central Asia Investment Holding ortaklığıyla Kırgızistan’da hayata geçirilen yaklaşık 3 milyar dolar değerindeki........
