Savaşı engelleyemedi, barışı kurtarabilecek mi?
Trump, “ABD’nin yeni savaş emri vermeyen tek başkanı” olarak övünüyor ve Nobel Barış Ödülünü almak için pek fazla didiniyordu. Sonuç; Netanyahu yedeğinde savaşma ödülü; "İsrail Devlet Nişanı!.."
Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü almak için ne kadar heveslendiğini, nasıl çırpındığını unutmuş olamazsınız… Hatta bu ödülü alan Venezuela muhalefet lideri Maria Corina Machado’nun rüşvet kabilinden plaketi kendisine takdim etmesinden bile çok mutlu olmuştu! Bu derece barış heveslisi(!) olan Trump, Siyonist baskılar neticesinde, Netanyahu’nun eşeğine binip İran bataklığına fena hâlde saplandı!.. Hâlbuki, saldırı emrini vermeden bir gün önce yani 27 Şubat’ta, Amerikan Devletinin on sekiz ayrı istihbarat servisinin birleştirilmiş raporuyla, İran’dan ABD’ye yönelik bir tehdit ve tehlikenin söz konusu olmadığı kayda geçirilmişti. Bu önemli rapor kendisine sunulduğu hâlde, Trump; büyük ihtimalle Epstein dosyalarındaki rezalet sebebiyle, yakayı kaptırdığı Siyonistlerin şantajına boyun eğerek hedefi bile belli olmayan savaşa giriverdi… Son bir aydır sürekli tehdit ve imha jargonuyla konuşan ABD Başkanı, birkaç gündür barış ve müzakere söylemine sarılmış bulunuyor. Şimdi cevap bekleyen temel soru şu: Savaşı engelleyemeyen Trump, barışı kurtarabilecek mi?.. Hiç kolay değil!.. Çünkü savaşın uzamasını isteyen İsrail, her adımda barışa giden yolu tıkamak için elinden geleni ardına koymuyor. İsrail her yerde (Gazze ve Lübnan Mesela…) yaptığı gibi, savaş kuralları dışında, insanlık suçuna uzanan cürümler işliyor. Okul ve hastane gibi binaları fütursuzca bombalayan Siyonist İsrail, Tahran halkını topyekûn zehirlemeye dönük bir saldırı da gerçekleştirdi. Şehir içindeki akaryakıt depolarını hedef alan İsrail, İran’ın en önemli doğalgaz üretim tesislerini de bombaladı. İran da buna misilleme olarak, Katar’ın en büyük doğalgaz tesislerini........
