menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge” süreci adım adım ilerlerken, son durum

31 0
monday

Büyük Taarruz’un yıl dönümünde 30 Ağustos Zafer Bayramı törenlerinde dün akşam Cumhurbaşkanı Erdoğan Beştepe’de şöyle diyordu, “Geçmişteki bütün devletlerimiz gibi son devletimiz Türkiye Cumhuriyeti’ni de birilerinin lütfuyla değil, her evden bir yiğidi toprağa vererek kurduk. Türkiye’yi tahrik etmeye çalışanlar ham hayallere kapılmadan önce açıp kendi geçmişlerini de görecekleri bir tarih kitabı okusun.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, altını kalın çizgilerle çizdiği tablo nettir.

Ellerindeki “Kürt kartı” alındığında agresifleşen, türlü türlü tezgaha girişenlere önemli bir hatırlatmadır.

“Türkiye alel ade bir ülke değildir” geçmişi geleceğinin ifadesidir.

Bağlamda, Türkiye’de 50 yıldır ayağına pranga olan terör belasından kurtulmak için çok önemli adımlar atılıyor.  “Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge” sürecinin en önemli safhası “Çerçeve Yasa” Meclis’ten rekor oy ile geçti. 467 milletvekili yasaya “evet” dedi. Bu oran ve temsiliyet “Siyasete de özgüven” kazandırdı. Şimdi siyasi aktörler “Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge” sürecine daha çok sahip çıkıyor ve anlatıyor.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNDE ŞİMDİ NE OLUYOR?

Peki süreçte hangi aşamadayız? Örgüt silah bırakma konusunda nasıl bir tepki veriyor? KCK’nın Suriye kolu SDG/YPG’nin Şam’a entegrasyonu İran PKK’sını ya da PJAK’ı nasıl etkiler?

Bütün bu soruların cevaplarını okuduklarımızdan, dinlediklerimizden, anlatımlardan yola çıkarak bulmaya çalışalım.

Öncelikle Çerçeve Yasa’nın yürürlüğe girmesinin “Örgütün silah bırakmasının teyid ve tespiti”ne bağlanması doğruydu.   Bu bağlamda, örgütün atacağı adımlara bağlı olarak bu süreç 50 günde de 500 günde de çözülebilir.   Şayet bu süreçte Kandil’deki örgüt elebaşları bahana üretip işi geciktirirse süreç enfekte olur. Bu durumda en çok kaybeden örgüt olur.   Güvenlik birimleri silah bırakma sürecinin kış şartları oluşmadan bitmesi yönünde çaba sarf ediyor. Sahada mekanizma kurulmuş durumda.   Ankara, Bağdat, Erbil ve bir süre önce de Süleymaniye birlikte çalışıyor.   YPG/SDG’nin Şam’a entegrasyonu Türkiye’deki sürecin bir sonucu.   Bu bağlamda Suriye’deki Türkiye orjinli örgüt mensupları entegrasyondan önce ülkeyi terk etti. Irak sahasına geçti.   PKK elebaşlarından Fehman Hüseyin namı diğer Bahoz Erdal Suriye’yi terk etmek zorunda kaldı!   Bir ayrıntıyı kayıtlara geçirelim. PKK aynı zamanda bir bileşen. İçinde başka örgütlerden gelenler de var. Biz biliyoruz ki PKK sadece Kürtlerden oluşmuyor. Kadrolarının önemli bir kısmı “Türk solu”ndan. Bu nedenle PKK’nın silah bırakma ve kendini feshetme sürecine MLKP/TKP gibi örgütler karşı. “Ne aldınız da kendinizi fesh ediyorsunuz. Silah bırakıyorsunuz” diyenler var. Onlarla ilgili de çalışılıyor.   Örgüt ilk kurulduğunda sol/sosyalist bir yapıda kuruldu. Daha sonra........

© Haber7