menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Değişimi doğru okumak

89 0
02.09.2026

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şangay İşbirliği Örgütü’ne “yükselen bir yıldız” dedi ve “çok kutuplu düzenin vazgeçilmez unsuru” olarak niteledi.

Erdoğan’ın “çok kutuplu düzen” vurgusunu bir kenara not edin. Buraya döneceğiz.

Ama önce, Türkiye’nin Şangay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ile ilişkisinin geçmişine bir göz atalım.

ŞİÖ genel kurulu, yeni üyelerin kabulüne 2010 yılında izin verdi. Türkiye, bunu tarihi bir fırsat olarak gördü ve 2011 yılında diyalog ortağı statüsü için başvuruda bulundu. Başvuru 2013 yılında kabul edildi ve Türkiye, resmen ŞİÖ Diyalog Ortağı statüsü kazandı.

O zaman Türkiye’deki Batıcı tayfa raptiye batmış gibi ayağa fırlamıştı. “Erdoğan Türkiye’yi Avrupa’dan, medeni dünyadan koparıyor” diye bas bas bağırıyorlardı. Bu arada, tayfa dediğime bakıp da üç beş kişi sanmayın sakın. 2011’in Türkiye’sinde kafası Batı’ya ipoteklenmemiş gazeteci, siyasetçi, bürokrat bulmak neredeyse imkansızdı. Erdoğan gibi düşünenler, parmakla sayılabilecek kadar azdı.

Erdoğan, -adeti olduğu üzere- kuru gürültüye kulak tıkadı, hatta daha çok üzerlerine gitti… Türkiye Avrupa Birliği aday ülkesidir diye hatırlatanlara “Şangay bizi tam üyeliğe kabul etsin Avrupa’dan vazgeçeriz” diye karşılık verdi.

Aslında Putin’e yaptığı bir şakayı aktarıyordu. Ama Erdoğan’ı tanıyanlar bu şakanın Batıcılara atılmış buz gibi bir tokat olduğunu anlamakta gecikmedi. Erdoğan kararlıydı, “NATO ve AB ile bir sorunumuz yok ama ŞİÖ’ye de dahil olacağız” diyordu.

Batıcılar ve emirlerindeki monşer takımı, bir yandan Türkiye’yi Batı’ya........

© Haber7