CHP ve demokrasi
27 Mayıs Darbesi’nin sene-i devriyesi ile Özgür Özel ve ekibinin mutlak butlan kararı sonrasında CHP içindeki tartışmalar esnasında sıklıkla kullandığı ve ön plana çıkarmaya çalıştığı ‘demokrasi’ vurgusu aklıma siyasi tarihimizde ‘CHP ve demokrasi ilişkisinin’ aslında hiç de uyumlu olmadığını bir kez daha getirdi.
Bayramlık bir hatırlatma yazısı yazmak istedim.
Özgür Özel ve ekibi, mutlak butlan kararı sonrası CHP içindeki kavga kızışınca ‘demokrasi’ kelimesini adeta sihirli bir değnek gibi sallıyor.
Her konuşmada, her açıklamada ‘demokrasi’ vurgusu…
Sanki CHP, Türkiye’de demokrasinin beşiği, koruyucusu ve kutsal emanetçisiymiş gibi...
Cumhuriyet bize ilkokuldan beri ‘halkın kendi kendini yönettiği bir sistem’ diye öğretildi.
Ama Türkiye’de tatbiki hiç de öyle olmadı.
Cumhuriyet 29 Ekim 1923’te ilan edildi.
Halkın kendi iradesiyle yönetmeye başladığı ilk serbest seçim ise 1950’de yapıldı.
Arada tam 27 yıl var…
Yani cumhuriyetin kuruluşundan çeyrek asır sonra…
Ve o 27 yıl, tek parti rejimiyle geçti.
CHP’nin tek başına, rakipsiz, muhalefetsiz iktidarıyla…
Terakkiperver Fırka’yı, Serbest Cumhuriyet Fırka’sını kurdurdular, sonra kapattırdılar.
Basın susturuldu, Takrir-i Sükûn Kanunu’yla muhalif sesler boğuldu, İstiklal Mahkemeleri çalıştırıldı.
‘Halk için, halka rağmen’ düsturuyla ülkeyi yönettiler.
Demokrasi değildi bu; başka bir........
