Yapay Zekâ, Teknolojinin Hızlı Yükselişi ve Manevî Uyanış — Aldatma Çağında Uyanık Olma Vakti. Deccal Kapıda mı?
İnsanlık, tarihinin en hızlı teknolojik dönüşümlerinden birini yaşıyor. Yapay zekâ, robotik, biyoteknoloji ve otomasyon; eğitimden sağlığa, çalışma hayatından yönetime ve aile yaşamına kadar hemen her alanı değiştiriyor. Bu gelişmeler insanlığa büyük imkânlar sunabilir. Ancak makineler daha güçlü ve daha akıllı hâle gelirken temel soru şudur: İnsan da ahlâken ve manen aynı hızla gelişiyor mu?
Bugün yapay zekâ insan sesini taklit edebiliyor, yüzleri değiştirebiliyor, hiç yaşanmamış olayları gerçekmiş gibi gösteren görüntüler ve videolar üretebiliyor. Bu, yapay zekânın Deccal olduğu anlamına gelmez. Yapay zekâ insan tarafından geliştirilmiş bir teknolojidir; tıp, eğitim, bilim ve insanlığın hizmetinde büyük faydalar sağlayabilir. Tehlike, bu olağanüstü gücün aldatma, manipülasyon, sömürü ve kontrol amacıyla kullanılmasında başlar. İslamî anlayışta Deccal fitnesinin merkezinde büyük bir aldatma ve hakikat imtihanı vardır. Bu nedenle her yeni teknolojiyi Deccal ile özdeşleştirmek doğru değildir; fakat hak ile bâtılın birbirine karışabildiği bir çağda Nebevî uyarıların özü daha da anlamlı hâle gelmektedir: insanın imanını, basiretini ve hakikati ayırt etme kabiliyetini koruması. Kur’an bu dijital çağ için son derece güçlü bir ilke koyar: “Bile bile hakkı bâtılla karıştırmayın ve gerçeği gizlemeyin.” (Bakara 2:42). Bir başka temel emir ise şudur: “Size bir haber geldiğinde araştırın ve doğrulayın.” (Hucurât 49:6). Bugün bu emir yalnızca gazetecilerin değil herkesin sorumluluğudur. Her görüntüye inanmayın, her sesi gerçek kabul etmeyin, her videoyu delil saymayın; paylaşmadan önce doğrulayın. Yapay zekâ alanının önde gelen isimleri de güvenlik ve insan kontrolü konusunda ciddi uyarılar yapıyor. Sam Altman, Eylül 2026’da BM Güvenlik Konseyi’nde güçlü yapay zekânın insan kontrolü dışında gelişmemesi ve gücün birkaç elde........
