menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

101 Yıl Sonra Edirne’de İrfan Yeniden Ayağa Kalkıyor

6 0
03.02.2026

(1925–2026)

Maziden atiye uzanan bir medeniyet yürüyüşü: Muradiye Mevlevîhanesi

“Bişnev ez ney çün hikâyet mîkuned,
Ez cüdâyîhâ şikâyet mîkuned.”
(Dinle neyden ki nasıl hikâye eder;ayrılıklardan nasıl şikâyet eder.)

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî – Mesnevî

Medet ya Hazret-i Mevlânâ…

Dinle…

Çünkü ayrılıktan şikâyet eden her ses, yeniden kavuşmanın da habercisidir.
Bugün Edirne’de Muradiye Mevlevîhanesi, bir asrı aşan sessizliğin ardından irfanla yeniden konuşmakta; bu kavuşma, asırlar sonra vücut bulmuş hâlini almaktadır.

“Âyinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz;
şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde.”


Ziya Paşa

Bu veciz söz, bugün Edirne’de Valimiz Sayın Yunus Sezer’in ortaya koyduğu irade ve sahada vücut bulan çalışmalarda ete kemiğe bürünmüş bir hakikati ifade etmektedir. Ortaya konulan her eser; niyetin samimiyetini, aklın istikametini ve mesuliyet şuurunu açıkça göstermektedir.

Edirne Mevlevîhanesi’nin 1925 yılında kapanmasının ardından, bugün “Maziden Atiye” anlayışıyla gerçekleştirilen temel atma töreni; yalnızca bir yapının inşasına değil, asırlardır bu topraklarda yeşeren irfanın yeniden ayağa kalkışına da şahitlik etmiştir. Bu anlamlı sürecin mimarı ve öncüsü, Edirne’nin tarih ve kültür mirasına gösterdiği hassasiyetle temayüz eden Edirne Valisi Sayın Yunus Sezer olmuştur.

Sayın Valimizin vizyonu ve iradesiyle başlatılan ihya süreci, Edirne Mevlevîhanesi’ni yalnızca fiziki olarak değil; taşıdığı manevî kimlik ve tarihî misyonuyla birlikte yeniden şehir hafızasına kazandırmıştır. Bu yaklaşım, Edirne’nin “açık hava müzesi” niteliğini güçlendiren köklü bir medeniyet anlayışının sahadaki karşılığıdır.

Temel atma töreninde Sayın Valimiz Yunus Sezer tarafından yapılan açılış konuşması, bu ihya sürecinin sıradan bir restorasyon faaliyeti olmadığını açıkça ortaya koymuştur.

Konuşmasında Edirne’nin tarihî kimliğine, Mevlevîliğin bu şehirdeki derin köklerine ve Muradiye Mevlevîhanesi’nin Rumeli ve Balkan coğrafyası için taşıdığı eşsiz değere dikkat çeken Sayın Valimiz, bu çalışmanın bir emanet bilinciyle yürütüldüğünü güçlü ifadelerle dile getirmiştir. Bu konuşma, ihya sürecinin hem hız kazanmasında hem de toplum nezdinde karşılık bulmasında belirleyici olmuştur.

Sayın Valimiz Yunus Sezer’in bu sürece bakışı, klasik bir restorasyon anlayışının çok ötesindedir. Onun öncülüğünde yürütülen bu çalışma; taşı toprağa eklemekten ziyade, geçmişle gelecek arasında sahih bir bağ kurma iradesinin tezahürüdür. Mevlevîhane ihyasını bir yapı faaliyeti olarak değil, medeniyet hafızasına karşı duyulan bir emanet bilinci olarak ele alan bu yaklaşım; Edirne’de irfanın, ilmin ve manevî sürekliliğin yeniden canlanmasına öncülük etmektedir.

Bu anlamlı merasime; Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî Hazretleri’nin........

© Haber7