İki torundan biri gözaltında, diğeri değil ise..
17-25 Aralık FETÖ’nün emniyet-yargı darbe girişiminden hemen sonra, bir söylem kamuoyuna yayıldı..
AK Parti iktidarı, cemaatlere operasyon düzenliyor..
Fetullah Gülen ile başlayacak, diğer cemaatlerle sürecek..
Bu iddianın yaygın şekilde gündeme taşınmasının üzerinden 13 yıl geçti.
13 yıllık süreçte, AK Parti iktidarının bir cemaate operasyon düzenlediği iddiası değil, cemaat görüntüsüne bürünmüş bir ekibin, seçilmiş siyasi iktidara operasyon çektiği kanaati hakim oldu.. 15 Temmuz darbe girişimi ile, bu kanaat kesinleşti..
Gerçekten de, CIA ile işbirliği içindeki FETÖ, AK Parti iktidarına operasyon çekiyordu.
İşin gerçeği de bu idi.
Bu operasyon çekme girişimine, AK Parti karşı durmuş ve sonuçta seçilmiş insanlara yönelik darbe girişimi bastırılmıştı..
Yapılan bir cemaate operasyon değil, cemaat görüntüsü altındaki bir ekibin, siyasi iktidarı devirme girişimini önleme ve sorumluları cezalandırma operasyonu idi.
Şu tartışılabilir: FETÖ, hiyerarşik olarak, en tepeden en alta kadar, siyasi iktidarı devirme girişiminden haberdar mıdır?
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın da, “Tabanı ibadet, ortası ticaret, tavanı ihanet olan bir çete” diye tanımladığı yapı, bugün devletteki gücünü büyük oranda kaybetti.
Peki o yapının tabanındaki isimlerden bazıları, ticaret ve ihanet tabakalarına toz kondurmadıkları için soruşturmaya uğramış olsalar da, dini açıdan herhangi bir baskıya uğradılar mı?
Şimdi, FETÖ’nün darbe girişimini bastırma operasyonunun üzerinden 13 yıl geçti. Alihan Kuriş ve kendisine yakın bazı isimlerin gözaltına alınması sonrasında birileri, kendi tezlerinin doğrulandığı iddiası ile yurt dışından yaygaraya başladılar.
İddiaları, “AK parti iktidarı, diğer cemaatlere de operasyon çekmeye başladı.”
Bu tezin yanlışlığını, ilk ağızda boşa çıkaralım..
Alihan Kuriş ne ise Süleyman Denizolgun da o..
İkisi de aynı cemaatin içindeki isimler..
Alihan Kuriş gözaltında.. Ama Süleyman Denizolgun gözaltında değil.
O zaman şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: Operasyon ortak özellik olan cemaate değil, şahsa yönelik..
İşin bir de, Süleyman Denizolgun tarafından dillendirilen “Alihan Kuriş’in suç........
