Trump’ın kaos stratejisi, dünya bu tezgâhı yutuyor mu?
Trump’ın zikzaklarının arkasında rastgele bir öfke mi, yoksa stratejik bir akıl mı var? Kontrollü kaosun gölgesinde küresel düzen nereye gidiyor?
Bugünlerde hangi mecliste otursak, hangi haber kanalını açsak konu dönüp dolaşıp ABD başkanı Donald Trump’a geliyor. Bütün insanlık adeta diken üstünde, her sabah "Acaba bugün ne diyecek?" diye ekranlara kilitlenmiş durumda. Fakat itiraf edeyim; benim zihnimi meşgul eden asıl mesele onun ne söylediği değil, o sözlerin arkasındaki "nasıl" ve "neden" sorularıdır.
Dünyanın tepesine kurulmuş bir süper gücün direksiyonundaki isim, gerçekten bu kadar "rastgele" hareket edebilir mi? Bir saat önce "ak" dediğine iki saat sonra "kara" diyen o savruk profil, aslında kurgulanmış bir senaryonun parçası olarak düşünüyorum. Trump bir yandan piyasalarla oynayıp vurgunlara kapı açıyor, diğer yandan dünyaya büyük bir korku pompalıyor. Her an savaş çıkacakmış gibi yaratılan bu hava, devasa bir silah pazarının tezgâhıdır.
Tam bu noktada, Üstat Sezai Karakoç’un "İslam’ın Dirilişi" adlı o muazzam eserinde medeniyetlerin karakterini tahlil ederken dile getirdiği sarsıcı tespit zihnimizde şimşek gibi çakıyor:
"Batı medeniyetinin ana vasfı tehlikedir; tehlike onun yaşayış sebebi, adeta ruhi yiyeceğidir."
İşte bugün yaşadığımız tam olarak budur. Batı, varlığını sürdürmek için o "tehlikeyi" bizzat icat ediyor. Türkiye ise bu fırtınada yerli ve milli savunmasını zirveye taşırken, halkına dönük sosyal desteklerini de ihmal etmeyerek dünyaya "insan odaklı" bir liman sunuyor.
Görünen Kaos, Gizlenen Akıl
Dışarıdan baktığımızda........
