Filistin'i unutmak
Filistin’i unuttuk biz.
Gazze’de yükselen feryatları, annesini kaybeden çocukların sessizliğini, evlerini, şehirlerini, hatıralarını kaybeden insanların dramını gündemimizin gerisine ittik. Bir zamanlar her gün konuştuğumuz Filistin, bugün sanki dünyanın ve hatta İslam dünyasının gündeminden çıkarılmış gibi.
Oysa Filistin’de hayat normale dönmedi.
Sadece haberlerin sıklığı azaldı.
Sadece ekranlarımız sustu.
Ve belki de en tehlikelisi bu oldu: İnsanlığın en büyük trajedilerinden birine alışmaya başladık.
Bugün Gazze’de milyonlarca insan hâlâ yerinden edilmiş durumda. UNICEF’in Temmuz 2026 tarihli değerlendirmesine göre Gazze’de 2,1 milyonluk nüfusun yaklaşık 1,9 milyonu yerinden edilmiş durumda. Sağlık, temiz su, sanitasyon ve temel insani hizmetlere erişim ciddi biçimde kısıtlanmış durumda. …
OCHA’nın raporları da tabloyu bütün çıplaklığıyla ortaya koyuyor: İnsanlar daralan alanlarda, ağır insani koşullar altında yaşamaya devam ediyor; yardım erişimi, sağlık hizmetleri, temiz su ve barınma konusunda ciddi sorunlar sürüyor.
Peki biz ne yapıyoruz?
Çünkü gündem değişti.
Çünkü başka haberler geldi.
Çünkü siyaset başka konulara yöneldi.
Çünkü ekranlarımız Filistin’i daha az gösteriyor.
Ama bir zulmün ekranlardan kaybolması, zulmün sona erdiği anlamına gelmez.
Biz ne çabuk unuttuk Duha Suresi’ni…
*“Yetimi sakın azarlama.”*
Bu sadece okunup geçilecek bir ayet değildir.
Bu, insanın insana karşı sorumluluğudur.
Bu, yetimin yanında durma ahlakıdır.
Bu, güçsüzün elinden tutma çağrısıdır.
Peki Gazze’deki yetimler?
Onları kim hatırlayacak?
Annesini, babasını, kardeşini kaybetmiş çocukları kim düşünecek?
Çadırda büyüyen çocukların geleceğini kim konuşacak?
Bir çocuğun başını okşamak kadar basit, fakat bir insanlık meselesi kadar büyük bir sorumluluğu neden unuttuk?
Biz yetimi korumayı emreden bir medeniyetin çocuklarıyız.
Biz mazlumun yanında durmayı ahlaki bir görev bilen bir inancın mensuplarıyız.
O halde Gazze’deki çocukların gözyaşlarına nasıl bu kadar sessiz kalabiliyoruz?
Bugün bazıları Filistin meselesinin artık........
