menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Aydınların küflendiği yerde milletler çürür

17 0
04.07.2026

“Beyaz Zambaklar Ülkesinde” yalnızca Finlandiya’nın kalkınma hikâyesini anlatan bir eser değildir. O kitap, aynı zamanda “aydın” olmanın ahlâkını tarif eden bir vicdan manifestosudur. Grigory Petrov’un satırları, üzerinden bir asır geçmiş olmasına rağmen bugün hâlâ birçok topluma, özellikle de kendisini “aydın” olarak tanımlayan kesimlere rahatsız edici sorular yöneltmektedir.

Petrov’un aydın tanımı nettir: Aydın; iyi giyinen, yabancı diller konuşan, akademik unvanlar taşıyan ya da yüksek maaş alan kişi değildir. Aydın, milletin ortak aklıdır. O, toplumun en yoksul insanını da kendi kaderinin bir parçası gören kişidir. Bilgisini kişisel kariyerinin değil, milletinin geleceğinin hizmetine sunandır.

Bugün ise şu soruyu cesaretle sormak zorundayız:

Biz gerçekten aydın yetiştiriyor muyuz; yoksa yalnızca diplomalı insanlar mı üretiyoruz?

Diplomaların sayısı artıyor. Üniversitelerin sayısı çoğalıyor. Akademik yayınlar çoğalıyor. Ancak aynı dönemde güven araştırmaları, toplumdaki kurumlara ve birbirine duyulan güvenin birçok ülkede zayıfladığını; yalnızlık, kutuplaşma ve toplumsal yabancılaşmanın arttığını gösteriyor. Bilginin çoğaldığı bir çağda, ortak vicdanın aynı ölçüde güçlenmediği yönündeki tartışmalar giderek daha görünür hâle geliyor. Bu tablo, tek başına eğitimin değil; eğitimin hangi amaç için kullanıldığının da önemli olduğunu düşündürüyor.

Bugün birçok aydın, halkın içinde değil; birbirini alkışlayan dar çevrelerin içinde yaşamayı tercih ediyor. Kahvehanelerin yerini televizyon stüdyoları, sosyal medya........

© Haber Vakti