Hamûle-i Kibar
Yüklerimiz var! Taşıdıkça ağırlaşan yüklerimiz... Sırtımızdaki nasırların şahitliğinde... Kıskıvrak paryalık kokan... Düşünürken kantarın topuzu kaçsa günaha sokan... Yüklerimiz...
Yük... Hecede küçük manada büyük! Ezici olduğu kadar yıpratmakta mahir... Görünür görünmez bir yanı da var zahir... Somutlaştırılmaya müsait tarafından anlamak kolaysa da soyut cephesi pek karışık... İşin aslı... Yüklenenle yük arasındaki mevzu... Bir dargın bir barışık!
Hamalına aşık yükler... Yüküne aşık hamallar... Taşınması kolay ya da zor... Bazen bir uzuv kadar sahiplenilmiş yükler... Bazen de altında kalınmış olmaktan ötürü isyan tüten mecburiyetler! Âh şu kördüğüm olmuş mesuliyetler... Dönüp dolaşıp boş yere ödenen diyetler... Halbuki görünüşte halisti niyetler...
Yükten yana payını alır........
