Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi İlkokul Birinci Sınıftan İtibaren Okutulmasının Pedagojik ve Hukuki Gerekliliği
Pedagojik ve bilimsel olarak din ve ahlak eğitimi için en kritik dönem okul öncesi yaşı ve ilkokul yaşıdır. Diğer dersler 1. sınıftan başlatılmalıdır.
Çocuğun İlk Sorusu: Beni Kim Yarattı? Çocuk, dünyaya yalnızca bedensel ihtiyaçlarla gelmez; anlamaya, bağlanmaya, sevilmeye ve güvenmeye yönelik fıtrî bir istidatla gelir. Yaklaşık iki yaşından itibaren çevresini anlamlandırmaya çalışan çocuk; gökyüzünü, tabiatı, ölümü, yaratılışı ve kendisinin dünyaya nasıl geldiğini merak etmeye başlar. “Beni kim yarattı?”, “Allah nerede?”, “Ölünce ne olacak?” gibi sorular, okul çağı beklenmeden ailelerin karşısına çıkmaktadır. Çocukların Allah tasavvurları üzerine yapılan çalışmalar da okul öncesi ve ilkokul döneminde dinî kavramlara yönelik belirgin bir ilgi bulunduğunu göstermektedir. Nitekim 4-10 yaş grubundaki 363 çocukla yapılan bir araştırma, çocukların Allah hakkında erken yaşlardan itibaren çeşitli düşünce ve tasavvurlar geliştirdiklerini ortaya koymuştur. Bu sebeple din eğitimi, çocuğa sonradan yüklenen bir bilgi değil; onun yaratılıştan gelen anlam arayışına doğru ve merhametli bir cevap olmalıdır.
Çocuk Anne Babadan Şefkat, Büyüklerden Hakikat Bekler Çocuğun anne babadan, öğretmenden ve devleti idare edenlerden en temel beklentisi şefkat, merhamet ve güvendir. Ancak şefkat, yalnızca çocuğun karnını doyurmak, onu giydirmek ve iyi bir okulda okutmak değildir. Asıl şefkat; çocuğun kalbini sahipsiz, ruhunu cevapsız ve zihnini istikametsiz bırakmamaktır. Çocuğa Allah’ın onu yarattığını, sevdiğini, koruduğunu; yaptığı iyiliklerin karşılıksız kalmayacağını ve ölümün bir yok oluş olmadığını öğretmek, ona verilebilecek en büyük güven duygularından biridir. Allah’a ve ahirete iman, çocuğun kalbine yaşına uygun, sevgi merkezli ve korkutmayan bir dille yerleştirildiğinde hayatı anlamlandırmasına yardımcı olur. Merhametli bir Allah tasavvuru geliştiren çocuk; yalnız olmadığını, hayatının bir gayesi bulunduğunu ve davranışlarının bir karşılığı olduğunu öğrenir. Bu hem manevî gelişim hem de çocuk psikolojisi bakımından ihmal edilmemesi gereken bir ihtiyaçtır.
Dinî Gelişim Kendiliğinden ve Kontrolsüz Bırakılamaz Çocukta dinî merakın bulunması, onun dinî kavramları kendiliğinden doğru biçimde öğreneceği anlamına gelmez. Çocuk; Allah, ibadet, ölüm, kader, dua, günah ve ahiret gibi kavramlarla aileden, çevreden, dijital mecralardan veya arkadaşlarından mutlaka karşılaşmaktadır. Eğitim sistemi bu alanı boş bıraktığında çocuk, doğru ve güvenilir bilgi yerine korkuya, hurafeye, yanlış benzetmelere ve internetin denetimsiz içeriklerine açık hâle gelir. Özellikle okul öncesi dönemde somut düşünen çocuğa soyut dinî kavramlar gelişigüzel anlatılırsa yanlış ve korkutucu bir Allah tasavvuru oluşabilir. Bunun için mesele, çocuğa sadece dinî bilgi verilmesi değil; bu bilginin kim tarafından, hangi yöntemle ve nasıl verileceğidir. Bilimsel gerçeklik, pedagojik hassasiyet ve sahih dinî bilgi birlikte esas alınmalıdır. Eğitimden mahrum bırakmak çocuğu sadece etkisiz bırakmaz; onu kontrolsüz ve yanlış etkilere terk eder.
İhtiyaç Anaokulunda Başlamakta, Birinci Sınıfta Belirginleşmektedir Din ve değer eğitimi için çocuğun 10 yaşına gelmesini beklemek, gelişim döneminin önemli bir kısmını kaçırmak demektir. Üç yaşından itibaren okul öncesi eğitimde Allah sevgisi, şükür, merhamet, doğruluk, paylaşma, canlılara zarar vermeme, anne babaya saygı ve nimetleri fark etme gibi temel kavramlar oyun, hikâye, drama ve örnek davranışlarla kazandırılabilir. Bu dönemde amaç çocuğu ağır bilgilerle karşılaştırmak veya ezbere boğmak değildir. Amaç, onun fıtrî merakını güvenilir, sade ve anlayacağı dilden cevaplarla karşılamaktır. Diyanet İşleri Başkanlığının 4-6 yaş Kur’an kurslarına ailelerin gösterdiği yoğun ilgi de toplumda böyle bir ihtiyacın bulunduğunu göstermektedir. Anaokulunda başlayan bu süreç, ilkokul birinci sınıftan itibaren yaşa uygun bir Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersiyle planlı, bilimsel ve kurumsal bir yapıya kavuşturulmalıdır.
Yedi-On Yaş Arası Dinî Merakın En Canlı Olduğu Dönemdir İlkokul çağı, çocuğun yalnızca okuma yazmayı öğrendiği bir dönem değildir. Bu yıllarda vicdan, sorumluluk, adalet, aidiyet, ibadet, iyilik ve kötülük anlayışı da şekillenmektedir. Özellikle 7-10 yaş arasındaki çocuklar; yaratılış, ölüm, dua, peygamberler, cennet, cehennem ve Allah’ın varlığı hakkında çok sayıda soru sormaktadır. Çocuğun merakının en canlı olduğu bu dönemde din dersinin verilmemesi, eğitim açısından önemli bir eksiklik ve fırsatın kaçırılmasıdır. Dinî........
