menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ölçüsüz güç kullanımı

15 0
07.09.2026

Günlük hayatın içinde bazen öyle olaylara şahit oluyoruz ki insan kendi kendine “Bu kadarına da gerek var mıydı?” demekten kendini alamıyor. Bir tartışma büyüyor, bir yetki kullanılıyor, bir karar alınıyor ama işin ucu çoğu zaman ölçüyü kaçırmaya gidiyor. İşte buna en basit haliyle ölçüsüz güç kullanımı diyoruz.

Güç dediğimiz şey illa büyük devlet makamları, üniformalı görevler ya da yüksek koltuklar değildir. Bazen bir yönetici, bazen bir öğretmen, bazen bir işveren, bazen de elindeki imkânı başkasına karşı üstünlük aracı yapan herhangi biri… Güç nerede varsa, orada ölçü kaybolduğunda sorun başlar.

GÜÇ BAŞLAR, ÖLÇÜ BİTİNCE SORUN BAŞLAR

Aslında güç tek başına kötü bir şey değildir. Düzeni sağlamak, işi yürütmek, güvenliği korumak için gereklidir. Ama mesele, o gücün ne kadar ve nasıl kullanıldığıdır. Bir işi çözmek için kullanılan güç, eğer işi çözmekten çıkıp karşısındakini ezmeye dönüşüyorsa orada artık başka bir şey konuşuyoruz demektir.

Halk arasında sık sık söylenen bir söz vardır: “Sopayı eline geçiren herkese vuracak diye bir kural yok.” İşte bu söz, ölçüsüz güç kullanımının özünü anlatır. Güç, bir araçtır; amaç haline geldiğinde denge bozulur.

KÜÇÜK ÖRNEKLER, BÜYÜK SONUÇLAR

Ölçüsüz güç kullanımı sadece büyük olaylarda karşımıza çıkmaz. Günlük hayatta çok daha küçük ama etkisi büyük örnekleri vardır.

Bir apartman yöneticisi düşünün. Aidat toplamak için gerekli kuralları uygulamak yerine, kişisel husumetle bazılarına baskı yapıyorsa…
Bir iş yeri düşünün. Disiplini sağlamak yerine........

© Haber Gündemim