menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

HARPUT’TAN KİMLER KAZANIYOR, HARPUT’A KİMLER KAZANDIRIYOR?

75 0
22.08.2026

Harput, Elazığ’ın Hafızasıdır

Harput denilince akla yalnızca taş binalar, eski sokaklar, kaleler ve tarihi camiler gelmemeli.

Harput; Elazığ’ın hafızasıdır, kimliğidir, kültürüdür ve geleceğidir.

Bu nedenle Harput’a yapılan her yatırım, yalnızca bugüne değil, gelecek nesillere yapılan bir yatırımdır.

Ancak bugün Harput’ta bazı görüntüler var ki insanın içini acıtıyor.

Bunlardan biri de Harput’la bütünleşmiş Balakgazi Anıtı.

Balakgazi Anıtı Neden Görünmez Hale Geldi?

Yıllar önce vatandaşlar Balakgazi Anıtı’nın çevresinde rahatça dolaşır, anıtın yanına gider, fotoğraf çektirir ve tarihi mekânı bütün ihtişamıyla görebilirdi.

Bugün ise anıtın çevresindeki ticari kullanım alanları nedeniyle vatandaşın anıta ulaşması ve önünde rahatça fotoğraf çektirmesi zorlaşmış durumda.

İnsan ister istemez soruyor:

Harput’un sembolü olan bir anıtın çevresi nasıl bu hale geldi?

Bu düzenlemelere zamanında kimler izin verdi?

Hangi kurumların görüşü alındı?

Belediye encümeninden hangi kararlar geçti?

Koruma kurullarının görüşü ne oldu?

Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün değerlendirmesi yapıldı mı?

İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün görüşü alındı mı?

Belediyenin ilgili birimleri bu konuda ne yaptı?

Bunların hepsi kamuoyunun bilmesi gereken sorulardır.

Çünkü söz konusu olan sıradan bir yapı değil; Harput’un tarihi kimliğidir.

Sara Hatun Camii’nin Yanındaki Tarihi Hamam Nerede?

Bir başka acı görüntü ise Sara Hatun Camii’nin hemen bitişiğindeki Cemşit Bey Hamamı konusunda yaşanıyor.

Resmî kültür envanterinde Cemşit Bey Hamamı, Sara Hatun Camii’nin batısında ve bitişiğinde bulunan, 1. derece anıtsal kültür varlığı olarak kayıtlıdır. Kültür Portalı’nda yapının günümüzde restoran olarak kullanıldığı da belirtilmektedir.

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Harput tanıtım sayfası da Sara Hatun Camii’nin bitişiğinde Cemşit Bey Hamamı bulunduğunu açıkça belirtmektedir.

Fakat bugün vatandaşın gözünden bakıldığında sorumuz çok basit:

Bu tarihi hamam neden rahatça görülemiyor?

Bir tarihi eser, ticari işletmelerin arasında kaybolmamalı.

Vatandaş Harput’a geldiğinde Sara Hatun Camii’ni görmek istiyor.

Cemşit Bey Hamamı’nı görmek istiyor.

Tarihi dokuyu görmek istiyor.

Fotoğraf çekmek istiyor.

Fakat eğer önüne masa, sandalye, ticari kullanım alanları ve çeşitli düzenlemeler çıkıyorsa burada artık bir koruma anlayışını yeniden sorgulamamız gerekiyor.

Peki Bu İzinler Nasıl Verildi?

Burada kimseyi peşinen suçlamak istemiyorum.

Ama kamuoyu adına şu soruları sormak hepimizin hakkıdır:

Bu işletmelere zamanında kimler izin verdi?

Hangi kurumlar onay verdi?

Belediye encümeninde hangi kararlar alındı?

Koruma kurullarının görüşü neydi?

Vakıflar Bölge Müdürlüğü bu düzenlemeleri nasıl değerlendirdi?

Elazığ İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün görüşü alındı mı?

Belediyenin Kültür Müdürlüğü bu konuda ne yaptı?

Harput gibi tarihi dokusu son derece hassas bir bölgede bu işlemler yapılırken bütün kurumlar birlikte değerlendirme yaptı mı?

Bu soruların cevapları ortaya konulmalıdır.

Çünkü bugün yaşanan görüntülerin sorumluluğunu yarın birbirimizin üzerine atmak yerine, izin ve denetim süreçlerinin şeffaf şekilde ortaya konulması gerekir.

Harput’un Adını Kullanmak Yetmez

Bugün Harput’un adını Elazığ dışında kullanan birçok dernek, vakıf ve federasyon var.

Harput’un adıyla programlar düzenleniyor.

Toplantılar yapılıyor.

Etkinlikler gerçekleştiriliyor.

Harput’un adı farklı şehirlerde yaşatılıyor.

Bunlara karşı değiliz.

Tam tersine, Harput’un adının Türkiye’nin her tarafında ve dünyada duyulmasından memnuniyet duyarız.

Ama insan ister istemez şu soruyu soruyor:

Harput’un adını kullananlar Harput’a ne kazandırdı?

Bugüne kadar Harput’ta bir kültür evi yaptılar mı?

Bir........

© Günışığı Gazetesi