12 EYLÜL VE ÜLKÜCÜLER
Tarihin öyle dönemeçleri var ki insanın hafızasından ne yazlar ne de kışlar silebilir; ruhumuzda ömürlük birer sızı olarak kalır.
12 Eylül 1980, bir neslin ve kutlu bir davanın neferlerinin göğsüne saplanan en keskin hançerdir. Dışarıdan bakıldığında askerî müdahale kisvesine bürünen o kara gün, hakikatte bu toprakların öz evlatlarına karşı kurulmuş topyekûn bir imha tuzağıydı.
Güneş o sabah sadece iktidarın değiştiği bir ülkeye değil, Türk milliyetçiliğinin asil kalesine yöneltilmiş hunharca bir yıkım tablosuna doğmuştur.
Tabutluklar, havasız hücreler ve insanlık dışı işkencelerle bir neslin yarınları kundaklanmıştır.Sıkıyönetim mahkemelerinin kurmaca koridorlarında, fidan boylu gençleri "Asılmasınlar da beslensinler mi?" aymazlığıyla darağaçlarına sürdüler.
Mustafa Pehlivanoğlu’nu, Fikri........
