Ölüm Ölüm Dediğin Nedir Ki Gülüm…
"Ölüm ölüm dediğin nedir ki gülüm…"
Bir dizi repliğiydi. Belki de milyonlarca insanın hafızasına kazınan en unutulmaz cümlelerden biri...
Geçtiğimiz günlerde büyük bir ustayı kaybettik. Sert bakışlarının ardında merhameti saklayan, adaletsizliğe boyun eğmeyen, Anadolu insanını bütün doğallığıyla perdeye taşıyan Kadir İnanır... Bu kadar çok sevilmesi belki de bu yüzden…
Vefat haberini duyunca, sadece usta bir oyuncunun aramızdan ayrıldığını düşünmedim. Sanki çocukluğumuzdan bir parça daha sessizce çekip gitti. İnsan bir yaşa gelince bunu daha derinden hissediyor.
Biz seksenli yılların çocukları biraz farklı büyüdük. Akşam olunca evde hayat durur, televizyonun karşısında ailece toplanılırdı. Tek kanallı günlerdi. Yeşilçam filmleri bizim için sadece vakit geçirmek değildi; iyiliği, kötülüğü, dostluğu, vefayı, merhameti farkında bile olmadan öğrendiğimiz birer hayat dersiydi.
O filmlerden ne güzel insanlar geçti... Kemal Sunal güldürürken düşündürdü. Münir Özkul hepimizin babası, dedesi gibiydi. Adile Naşit'in yüzüne bakınca insanın içi ısınırdı. Tarık Akan umut olurdu. Cüneyt Arkın cesaret demekti. Vücuduna........
