BURASI NERE?
Burası; “Göz göze geldiğimiz yer.” demeyin ha!
Burası ben diyeyim; özel piknik veya mesire alanı, siz; “hayır değil” deyin.
Ben, doğunun en güzel ve en işlek özel eğitim merkezi diyeyim, siz; “hayır değil.” deyin.
Ben, güzel ve konforlu bir eğlence merkezi diyeyim, siz; “yok o da değil.” deyin.
Ben, Sanayi sitesindeki işletmelerden birinin üretim merkezi diyeyim, siz; “yanılıyorsunuz.” deyin.
Ben, Fırat Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümünün heykel ve resim atölyesi diyeyim, siz başınızı sağa sola sallayarak; “hayır.” deyin.
Ben, Botanik park diyeyim, siz; “o da değil deyin.”
Ben, muhtelif hizmetlerin üretildiği bir kompleks diyeyim, siz; “hadi canım sen de.” deyin.
Ben, Makine Kimya’nın hurda deposu diyeyim, siz; “daha neler.” deyin.
Ben, özel çocuklarımızın severek gittiği tek terapi merkezi diyeyim, siz; dudaklarınızı buruşturarak müstehzili; “hı hı.” deyin.
Ben, lavanta üretim merkezi veya lavanta bahçesi diyeyim, siz, “o da değil.” deyin.
Ben, kum ocağı diyeyim, siz; ona da itiraz edin.
Ben Milli Eğitim dahil, bir çok eğitim kurumlarının öğrencilerini koşa koşa götürdüğü bir pratik eğitim alanı diyeyim, siz bıyık altından gülerek; “hayır.” deyin.
Ben, Elazığ’ın en güzel ve en büyük festival veya konser alanı diyeyim, siz; “bütün konser ve festival alanlarını biliyoruz.” deyin.
Ben, çocuklar için macera parkı diyeyim, siz; “asla.” deyin.
Ben, Konservatuvar laboratuvarı diyeyim siz; “abartma artık.” deyin.
Ben, keşke bu yıl yapılacak olan Bağbozumu ve Üzüm Festivali burada yapılsa da dünya böyle bir mekân ve şölen görse diyeyim siz, meraktan kafanızın çatladığını söyleyerek; “Yeter artık.“ deyin.
Ben, engelli bireylerimiz için empati parkuru diyeyim, siz; “Sen nelerden bahsediyorsun Allah aşkına, sadede gel artık.” deyin “sadede.”
Doğru; sadede gelelim artık.
Hani Cumhuriyet Dönemi Şairlerinden; Ahmet Kutsi Tecer’in bir şiiri vardı ya, çocukken dilimize pelesenk ettiğimiz;
“Orda bir köy var uzakta, / Gitmesek de,........
