UĞUR ÜN’ÜN İMZASIYLA: ŞERİF GÖREN FİLMLERİ KILAVUZU
Uğur Ün’ün Şerif Gören Filmleri Kılavuzu üzerine bir değerlendirme
Zeplinart Yayınları’ndan çıkan bu çalışma, Şerif Gören sinemasını anlamak isteyenler için sade ama işlevsel bir rehber niteliğinde.
Türk sinemasında bazı yönetmenler vardır ki, filmleri kadar üzerlerine yazılanlar da önemlidir. Şerif Gören de bunlardan biri. Uğur Ün’ün kitabı bu noktada karmaşık teorilere kaçmadan doğrudan filmlere odaklanarak ilerliyor.
Kitabın en önemli yanı, filmografiyi yalnızca listelemekle yetinmemesi. Her filmi çekildiği dönemin koşullarıyla birlikte ele alması, okura daha geniş bir bakış açısı sunuyor. Bu yaklaşım özellikle 1970’ler ve 1980’ler Türk sinemasının dönüşümünü anlamak açısından değerli.
Yılmaz Güney ile birlikte anılan yıllar, Gören’in sinemasının çoğu zaman gölgede kalmasına neden olmuş. Kitap bu gölgeyi dramatize etmeden ama görmezden de gelmeden ele alıyor. Bu denge, çalışmanın en güçlü yönlerinden biri.
Filmler üzerine yapılan değerlendirmeler de abartıya kaçmıyor. Köprü ve Gelincik gibi yapımlar ne yüceltiliyor ne de küçümseniyor; daha çok dönemin üretim koşulları içinde okunuyor. Bu da kitabı dengeli ve güvenilir bir kaynak haline getiriyor.
Yılanların Öcü ve Derman üzerinden yapılan yorumlar ise Gören’in toplumsal gerçekçilik yönünü açık biçimde ortaya koyuyor. Ancak kitap bu filmleri ideolojik bir çerçeveye hapsetmeden ele almayı tercih ediyor.
Ali Can Sekmeç’in önsözü de çalışmaya kişisel ama ölçülü bir ton katıyor. Gören’in üretkenliği ve sinema içindeki yeri kısa ve net biçimde özetleniyor.
Genel olarak bakıldığında Uğur Ün’ün kitabı akademik bir iddia taşımaktan çok bir rehber olmayı hedefliyor ve bunu büyük ölçüde başarıyor. Sade dili sayesinde hem sinema okurları hem de konuya yeni başlayanlar için erişilebilir bir metin ortaya çıkıyor.
Elbette daha derin teorik çözümlemeler bekleyen okurlar için kitap yer yer yüzeyde kalabilir. Ancak bu bir eksiklikten çok bilinçli bir tercih gibi görünüyor; çünkü kitap yorumdan çok yönlendirmeyi önceliyor.
Özveriyle kaleme alınmış bu çalışma, Şerif Gören sinemasına giriş yapmak isteyenler için sağlam bir başlangıç noktası sunuyor. Filmleri merkeze alan, sade ve doğrudan anlatımıyla güçlü bir rehber niteliğinde.
Kısacası bu kitap bir “final sözü” değil, doğru bir başlangıç önerisi. Kavramlara boğmadan, okuru filmlerle baş başa bırakıyor.
Sinema ve yönetmen külliyatına dair benzer çalışmalarını Uğur Ün’ün biz okurlarla paylaşmasını ise dört gözle bekliyoruz.
