VATAN YAŞATIR, İHANET ÇÜRÜTÜR: BAŞBUĞ’UN İZİNDE
Tarih, milletleri sadece savaş meydanlarında değil; karakterleriyle yazar.
Bazıları ise dimdik kalır.
Bugün Ortadoğu’da yaşananlar, yalnızca bir güç mücadelesi değil;kimliğini koruyanlarla, kimliğini kaybedenlerin savaşıdır.
İran’ın yıllardır Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail karşısında sergilediği direnç, bize unutulan bir gerçeği tekrar hatırlatıyor:
Vatanına bağlı olan millet, teslim olmaz.
Çünkü vatan sevgisi; rahat zamanların süslü cümlesi değil,zor zamanların sarsılmaz iradesidir.
Tam da böyle bir dönemde, Türk milliyetçiliğinin Başbuğu Alparslan Türkeş’in vefat yıl dönümüne denk gelmemiz, bir tesadüf değil; bir uyarıdır.
Başbuğ’un anlayışında vatan; üzerinde yaşanan bir coğrafya değil,uğruna bedel ödenen bir namustu.
Onun milliyetçiliği slogan değil, sorumluluktu.
Ve o sorumluluğun en net ifadesi şuydu:
“Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır.”
Ama Başbuğ’un bir başka gerçeği daha vardı ki, bugün çok daha sert okunmalıdır:
“Türk........
