KARIN ALTINDA KALAN SADECE YOLLAR DEĞİL
Çocukluğumuzda, köy şartlarında kış zor ama yürekler sıcaktı.
Kar yağdığında kimse “bu yol benim yolum değil” demezdi. Köyün yolları imeceyle açılır, işi kalan komşunun yükü paylaşılırdı. Yaz geldiğinde su harkları birlikte temizlenir, bereketin yolu el birliğiyle açılırdı.
Büyüklerimiz bilir, bu topraklarda imece sadece iş bölümü değil, gönül birliğiydi.
Bugün dönüp o günlere baktığımızda, içimizi bir özlem kaplıyor.
Çünkü sadece yolları değil, birlikte hareket etme ruhumuzu da kaybettik.
Zor bir kış geçiriyoruz.
Evet, kar rahmettir, berekettir. Toprak için can, su kaynakları için umuttur. Rabbimizin bir lütfudur. Bu yıl kar bol yağdı ve meteoroloji verilerine göre bu rahmet bir süre daha devam edecek. Ancak rahmet ağırlaştıkça, sabrımızın azaldığını, tahammülümüzün zayıfladığını da üzülerek görüyoruz.
Deprem sonrası şehrimizin yapısı ciddi şekilde değişti. Farklı yaşam alanları oluştu, en az on ayrı noktada büyük yerleşim yerleri kuruldu. Son 25 yılda nüfusumuz çok artmamış olsa da, yerleşim alanları büyüdü, hizmet bekleyen bölgeler çoğaldı.
Böylesi zor şartlarda her yere aynı anda yetişmek elbette kolay değil.
Bu da haklı ya da haksız........
