Bir Buluşmanın Hikayesi
Geçmişe özlem, belki o geçmişi birlikte yaşadıkların özlemidir. Belki de o geçmişte tecrübe edemediklerimizin özlemdir. Ve belki de kişi acabalarıyla, keşkeleriyle, seçemedikleriyle, toplamda yaşayamadıklarıyla yüzleşmek ister. Ve de seçtiği hayatın başkalarınca değerlendirilmesini ister. Doğru mu yapmıştı, seçmediği hayatı daha da doğrusu olabilir miydi, ya da yanlış bir seçim mi yapmıştı?
İşte bu soruların yanıtını almak için geçmiş buluşmalara önem verir. Ancak buluşmalar belki bu sorulara yanıt vermez. Belki de hala kapanmamış hesaplaşmalara neden olur. Zamanla kabuk tutmuş yaraların yeniden kanamasına neden olur.
Lise yıllarından beri birbirini görmeyen Hızır, İsmail ve İdris yıllar sonra bu anlamda bir araya gelenlerdendir.
Ve lise buluşmaları her zamanki gibi önce heyecanlı başlar. Güzel anlar, iyi hatıralar gülerek tekrar edilir. Buluşma çok güzel gidiyor görünmektedir.
Sonra iyi hatıralar yerini keşkelerin, seçilemeyenlerin, yaşanılmayanların konuşulması alır. Ortam birden hüzünleşir.
Bir zaman geçer, unutulması gerekenlere, toplamda kötü hatıraların konuşulmasına sıra gelir.
Buluşma önce heyecan, ortada hüzün, sonra öfkeye dönüşür. Bu öfkeyi önce en büyükleri kel İsmail çakar. Tam karşısında oturan bembeyaz İdris’e sertçe bakar.
“ Hatırlar mısın İdris , lise ikinci sınıfta sınıf başkanlığı seçimini kazanmıştım. Ancak sınıf öğretmeni Selim hoca seçilmemi iptal etti. Ve seni sınıf başkanı olarak atadı. Sınıfta karışıklık çıktı. Kız arkadaşlarla müdürümüz Tayyar Hocaya gittik. Selim hoca en doğrusunu yapmıştır, diyerek bizi meşhur sopasıyla odasından kovdu. “
“ Hatırladığım kadarıyla kimse başkanlığıma itiraz etmemişti.”
“ İşine gelmediği için hatırlamıyorsun. Fazlasıyla ettik aslında. Ama okul idaresini aşamadık. O dönem okulda çok baskı vardı. Bazı arkadaşlarımız okuldan uzaklaştırıldı. Bazıları terk etmek zorunda kaldı. Tutuklananlar oldu. “
“ Demagojiyi bırak İsmail. Beni başkan olarak benimsediniz. Bu meseleyi niye kaşıdınanlayamadım. Derdin galiba kavga çıkartmak. Zaten okulda seninle hep kavgalıydım. Senin yaptıklarını bir hatırlatsam, masadan kesinlikle kavgayla ayrılırız. ”
“Evet iyi başkanlık yapıyordun.........
