Hicri İzgören'i rüyamda gördüm, bana kızıyordu
Rüya bu ya, hiçbir şiiri ve şarkıyı ezbere bilmeyen ben, Hicri abênin Kürtçe şiirini ezbere ve yüksek sesle okuyorum. Masaya nedensiz -nedensiz miydi?- şu cümleyi bırakıyorum: "Bütün geceleri aşk şiirleri kurtaracak."
Hicri İzgören'i rüyamda gördüm, bana kızıyordu. Ben gülüyordum. Uyandıktan sonra da uykulu, mahcup, biraz da arsız bir tebessüm vardı yüzümde.
Geç ve huzursuz uyuduğum içindir belki, genellikle hatırlamam rüyalarımı. Bazı bulanık görüntüler ve anlamsız cümleler kalır her rüyadan sonra. Peşine de düşmem, "Neydi gördüğüm" diye. Gördüğüm rüyaları yorumlamaksa korkutur beni. Kim bilir bir rüya nereye bağlanır, değil mi.
Köpeklerin ya da yılanların saldırısına uğradığım kabuslarımı ise mümkün hızda silerim belleğimden. Bir kabusun neden olduğu gerilime kimse teslim olmak istemez herhalde. Öte yandan, korkumu yenemediysem de, düşman olmak istemem yılana da köpeğe de.
Uyandıktan sonra da Hicri abênin bana niye kızdığını gayet iyi hatırlıyordum. Ben û Sen'de buluşmak üzere sözleşmiştik ve kahretsin, gecikmiştim.
Bu yüzden kızgındı ve söyleniyor, "Bir gün de erken gel" diye fırça atıyordu.
"Hiçbir randevuya geç kalmam" desem ve bu Şükrü Erbaş'ın kulağına gitse, kahkaha atar, "Vecdiiiii" nidasından sonra, "Oğlum siz Piyacıların adeti değildir randevuya zamanında gelmek" diyerek olayı tâ geçmiş zamanlara götürür, Piya'dan arkadaşlarımızı da harcar.
Rüyamda Hicri abê,........
